Uzmanından ilişki tespitleri

Uzmanından ilişki tespitleri

Aile ve Evlilik Danışamanı Serhat Yabancı, “Bütün Aşklar Tatlı Başlar” kitabında yer verdiği ilişki tespitlerini bir kez daha Instagram hesabından paylaştı. Bu altın değerinde öğütleri, sizinle de paylaşmak istedim. Her cümle umarım hayatınızda güzel şeylere yön versin…

Serhat Yabancı

İlişki üzerine tespitler

– İlişki emekle değil, paylaşmakla sürer.

– İyi bir ilişki, kendini ihmal etmediğin, ihmal de edilmediğin ilişkidir.

– Kendini terk ettirmek, terk edildiğin anlamına değil, sorumluluk almak istemediğin anlamına gelir.

– Gidene kal dememek, terk etmektir.

– Sürekli fedakârlık yaparak daha çok sevilmezsin; daha çok işe yarasın…

– Kusurlu hisseden, karşıdakinin seviyesine çıkamayacağını anladığında eleştiri ve küçümsemeyle onu kendi düzeyine çekmeye çalışır.

– Güvenmeden başladığın bir ilişkide, kendini sürekli karşındakini test ederken bulursun.

– Sürekli haklı olanı yola getirmek için zamanla onun yaptıklarının aynısını ona yapmaya başlarsın.

– Yaptığın her yanlış şeyi bir nedene bağlarsan, aynı silahla sen de vurulacaksın.

– Sürekli alttan alırsan, bir gün altında kalırsın.

– Sürekli alttan aldığın insanların, gün gelir öksürüğünü bile çekemezsin.

– Sürekli haklı olan, zamanla umursanmaz.

– Belirsizliği göze alamayan, aşkı kaldıramaz.

serhat yabancı

– Sana âşık olanla arkadaş olma. Ya sevgili ol ya da bitir.

– Kendin olamadığın ilişki, yanlış ilişkidir.

– Kendin olamadığın ilişkide, ezilen ve boyun eğen sensin.

– İlişkilerde kaçarak yüzde yüz mutlu olamazsın. İlişkin olduğunda da yüzde yüz mutlu olamazsın.

– Ayrılık gibi, teklif etmek de aşktandır. Reddedilme veya küçük düşmeyi gözealmak da aşktandır…

– İlişkinin gerçek duygularla başlamasını istiyorsan kendini kontrol et; ama partnerini kontrol etme.

– Kararsız insan yoktur; risk alamayan insan vardır.

– Ne kadar memnun edici isen, o kadar sık aralıklarla patlarsın.

– Kıskançlıkla güven sağlanmaz. Kıskançlıkla elde ettiğin güven değil, kendini tatmindir.

– Kendine biçtiğin değer, hayatına aldığın insanların karakteriyle ölçülür..

– Geçmişte eksik kalan her bölüm, gelecekte onunla ilgili bir etkileşimde kendini gösterecektir. Tamir etmediğin geçmişin, kendini hasta eden davranışları yaşatanı bularak tedavi olmaya çalışacaktır.

Aile ve Evlilik Danışmanı

Serhat Yabancı

özel içeriğidir.

Bir depresyon sınırı: Sen benim her şeyimsin

Bir depresyon sınırı: Sen benim her şeyimsin

Eğer siz partnerinize ”Sen benim her şeyimsin; sensiz olamam!” diyorsanız, kendinizi bir hiç saymışsınız; onunla var oluşunuzu tamamlamak, yetersizliğinizi kapatmak istemişsinizdir. Çünkü siz yeksiniz. O da yek. Ama ilişki iki kişiliktir. Bir artı bir, iki yapar. Bu nedenle ne olursa olsun, ne kadar severseniz sevin, kişiliğinizi, benliğinizi, mutluluğunuzu korumalısınız. İlişkide mutlu olanlar, dik duranlardır. Tavizlerin sonu gelmez. Taleplerin de sonu gelmez. Bu nedenle bağımlı kalmak, ilişkide sıfır olmak yerine, kendinizi hissetmelisiniz.

bağımlı ilişki

Birini depresyona sokmak istiyorsan “Sen benim her şeyimsin” sorumluluğu yükle

Zayıf, yetersiz ya da kendini öyle zanneden birinin hayatında önemli olmak daha kolaydır. Böyle birini seçmeniz hâlinde onu güçlendirmeye, hayatını düzenlemeye çalışır; bunun karşılığında da onun hayatının merkezinde olmak istersiniz. Beklentiniz merkezde olmak, emekleriniz ise buna ulaşmak içindir. Fedakarlığınızdan güç alarak her şeyi yönetmeye, kontrol etmeye başlarsınız. Ta ki size olan muhtaçlığı bitene kadar. Muhtaçlığı bittiğinde ise, size karşı çımasını nankörlükle suçlayacaksınız.

Özetle kendi beklentiniz için fedakarlıktan kaçınmalısınız. Çünkü karşılanmadığında, yücelttiğiniz insandan nefret etmeye başlarsınız.

“Hayatınızda denge sorunu varsa, etrafınıza dikkatlice bakın. Muhtemelen birini yanlış bir yere koymuşsunuzdur”

(J. Christophe)

bağımlı ilişki

Cümlenin analizi

“Sen benim her şeyimsin; sensiz olamam!” cümlesinin analizinde kişinin kendini yetersiz, değersiz ve bağımlı hissedişi vardır. Bağımlı ilişki yaşayanlar, karşısındakini çok yüceltip, en küçük bir sorunda ise hayal kırıklığı yaşayanlardır. Tüm yaşamını o kişiye göre planlarlar. O insanın olmamasını düşünmek bile kişide kaygı yaratır. Bağımlı ilişkilerde aşırı yüceltmek, tüm beklentileri partnerine yüklemek, hem yükleyeni hem de bu sorumluluğu taşımak zorunda kalanı mutsuz eder. Devamlı özür dilenen bir ilişki şekli ortaya çıkar.

Bağımlı ilişkide birey, sosyal hayatından kopuk yaşar. Arkadaşları, ailesi ikinci plandadır. Tüm zamanını ve paylaşımlarını partneriyle geçirmek ister. Bu tip ilişkiler, en yoğun yaşanan; ama en zor ilişkilerdir. Kopması zor, ayrılık acısı en ağır olan ilişkilerdir. Bağımlı ilişkilerde kişi, ilişkinin devamı için partnerinin her dediğini yapar. Devamlı tavizler verir. Onu elde tutmak için, mantığına ters olsa da her şeyi dener. Tıpkı sevgilisi için cinayet işlemek, banka soymak gibi…

bağımlı ilişki

Bağımlı ilişkinin gizli öfkesi

Aslında bağımlı ilişkilerde kişi, bağımlı olduğu partnerine gizli öfke de barındırır. Çünkü partneri onu zor durumda bırakmış, özgürleşmeye çalışmıştır. Ama kişi öfkesini partnerine değil de, tepki veremeyen kendine yöneltmiştir. Bu nedenle her gün kavgalar, nedensiz suçlamalar bu ilişkinin temel özelliğidir. Olmadık yere sorun çıkartma, partnerine acı çektirme, problem yaratma gibi olayların temelinde intikam duygusu yatmaktadır.

Sen benim her şeyimsin ilişkisi, aslında menfaatlerin içinde olduğu ilişkidir. Bağımlı olan yüceltilmekten, memnun edilmekten hoşlananı bulur. Yüceltilmek, pohpohlanmak isteyen ise, bunu yapanı bulur. Yani tencere kapak misali birbirini tamamlar.

Günümüzde çok fazla rastladığımız bu ilişkiler, aslında yaşamı duygusal istismarlarla dolu olanlar ile şımarık yetiştirilenlerin oluşturduğu ilişki kombinasyonudur.

bağımlı ilşki

Kimse kimsenin her şeyi değildir

İşin özüne bakarsak, kimse kimsenin her şeyi değildir. Herkes içindeki potansiyeli ve kendi kıymetini bilirse, hayatında daha sağlıklı süreçler yaşayacaktır. Yaratılışımızda her şeyle başa çıkacak güce sahip bir kodla dünyaya gelmemize rağmen, kazanımlarla bu gücümüzü kaybediyor ya da fark etmeden yıllarca başkalarına veya sadece aşk kırıntısı veren ilişkilere yapışıp kalıyoruz.

Bazen o kadar aciz, bize uymayan, verdiğimizi hiç hak etmeyen biri için o kadar çok çaba sarf ediyoruz ki, biz bile uyandığımızda kendimize inanamıyoruz. Sonrasında da o insanın acımasızlığından, hak etmeyişinden bahsediyoruz. Oysa bu süreç bizim ürünümüzdür. O kişiyi bulmaktan tutun, ilişkiyi o şekle o sokmaya kadar her şeyi biz yapıyoruz.

Hak ettiğimiz değeri vermeyi boş verin, hak edene hak ettiği değeri vermeyen birinden uzaklaşmaz ya da gereken tepkiyi vermezsek, böyle yapması hâlinde kaybedeceğini ve bizim davranışlarımızın da ona göstermezsek zamanla ilişki; isteyen – vermeyen ya da kaçan – kovalanan şekline dönüşür. Dönüştürürüz. En sağlıklı olan, ilişkinin karşılıklı olması, tek taraflı çabalar içermemesidir. Sürekli ilgisizlik veya sevgisizlik durumlarında ise, buna izin verilmemelidir.

Hayatta hiç kimse vazgeçilmez değildir. Hiç kimseye de bunu hissettirmeyelim. Şu gerçek de var ki, vazgeçemem diyen herkes, vazgeçmediğinde karşıdaki zaten vazgeçer. İnsanlar artık hayatlarında aciz partner istemiyor. Eskiden kadınlar bu tip erkekleri istemez; erkekler isterken, şimdi her iki taraf da istememektedir.

“Bir kişiye vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz”.

(S. Freud)

Serhat Yabancı

Aile ve Evlilik Danışmanı

özel içeriğidir.

Aşk mı takıntı mı

Aşk mı takıntı mı

Tarih boyunca herkesin peşinden koştuğu, anlamını çözmeye çalıştığı, kendince tarif ettiği, filmlere, şarkılara, kitaplara, sanat eserlerine konu olmuş bir duygu durumu; Aşk… Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Psikolog Sena Sivri aşkı şöyle tanımlıyor: “Beynin psikolojik bir yatırımıdır aşk. Yaşayabileceğimiz en kapsamlı duygusal yaşantı olan sevginin bir alt basamağıdır. Çok daha spesifik ve dorukta yaşanan bir duygudur. İnsanın sevebilme ve üretebilme kapasitesidir. Biyolojik yapısının ötesinde, zihinsel, psikolojik ve sosyal eylemleri içerir. Doğumdan ölüme kadar devam eden sevgi üretme ve sevilme gereksinimini doyurmaya dair bir süreçtir.” Yaşanılan duygu durumunun aşk mı takıntı mı olduğunu anlamak için kişinin kendisine sorması gereken 10 temel soru olduğunu söyleyen Psk. Sivri, önemli uyarılarda bulundu.

aşk

Sağlıklı aşkın faydaları çok

Aşık olan kişi etrafına neşe saçarken, öğrenmeye, üretmeye daha açık oluyor. Kendisini, sorunları çok daha kolay çözecek güçte hissediyor, olaylara daha olumlu yaklaşıyor, etrafa karşı daha ılımlı bir insan haline geliyor. Psk. Sivri, sağlıklı aşkın bağışıklığı bile güçlendirdiğini vurgulayarak “Aşık bireyin ilk etapta beynindeki dopamin salınımı artar. Bu, kişiyi daha enerjik, hareketli, coşkulu bir hale sokar. İştah ve uyku ihtiyacında azalma meydana gelir. İlerleyen evrelerde seratonin ve endorfin salınımının artışına bağlı olarak daha sakin, dingin, mutlu bir ruh haliyle beraber motivasyonda, özgüven hissinde, konsantrasyonda artış meydana gelir. Tabii bu durum sağlıklı aşkta mümkündür” diyor. Aşkının karşılığını alamayan, sevdiğini kaybeden, sevme ve sevilme döngüsünde kayıplar yaşayan kişilerde sağlıklı aşktan bahsetmek mümkün olmuyor.

aşk

Takıntı hayatı zindan ediyor

Sağlıklı aşkın; kişinin kendine duyduğu sevgiyle ilintili olduğunu; kendiyle, çevresiyle, yaşamıyla uyumlu ve sağlıklı bir ilişki kurmuş bireyin aşkının da sağlıklı olacağını belirten Psk. Sivri, aksi taktirde bunun bir bağımlılığa ve takıntıya dönüşmesinin kaçınılmaz olacağını vurguluyor. Psk. Sivri “Takıntıya dönüştüğünde kişinin işlevselliği ve kişilerarası ilişkilerinde bozulmalar ortaya çıkar. Sadece aşık olunan kişi dışında bir mutluluk ve tatmin kaynağının olmadığına inanan kişi kendine ve çevresine zarar vermeye başlar, depresif duygu durumu, davranış ve kaygı bozuklukları gibi durumlarla karşı karşıya kalabilir. Dopamin salınımındaki azalmaya bağlı olarak iştah ve uyku düzeninde rahatsız edici değişimler, seratonin ve endorfin salınımındaki azalmaya bağlı negatif duygu durumunda artış, iş ve/veya okul performansında düşüş, kişilerarası ilişkilerinde bozulmalar, konsantrasyon sorunları, dikkat dağınıklığı görülebilir. Bağışıklığı iyice zayıflar. Tablonun uzun sürmesi halinde kişi bunlardan kurtulmak, kendini teskin etmek adına alkol madde kullanımına yönelme tehlikesiyle karşı karşıya bile kalabilir” diyor.

aşk

Kendinize sormanız gereken 10 soru

– Aşık olduğum kişiyi sürekli, her dakika, her saniye düşünüyorum.

– Sürekli onunla iletişim halinde olmak, konuşmak istiyorum. Konsantrasyon sorunları yaşıyorum.

– Her gün görüşmek istiyorum. Görüşemediğimde ilişkimizde problem olduğunu düşünüyorum.

– Eski arkadaşlarımdan, sosyal çevremden uzaklaştım, görüşmüyorum.

– Onunla her konuşmamdan sonra kızdı mı küstü mü diye kaygılanıp, ilişkimin bitmesinden korkuyorum.

– En ufak bir sorun veya tartışmaya tahammülüm yok, ilişkimi kaybedeceğimi düşündürüyor.

– Bana vakit ayırmadığı, telefonu açmadığı, mazeret belirttiği, başka işi olduğu anlarda beni istemediğini, sevmediğini düşünüyorum.

– Okul / iş performansımda düşüş var. Yaptığım işlere konsantre olmakta güçlük çekiyorum.

– “Benimle olmayacaksa kimseyle olmasın” diye düşünüyorum.

– Sevdiğim kişiye bir türlü güvenemiyorum.

aşk

Sonuç

Bazen kişilerin, etrafındakilerden “Seninki aşk değil, takıntı” cümlesini duyduğunu, bazen yaşadığı duygu yoğunluğu ile baş edemediğinde kendisine bunu sorduğunu belirten Psk. Sivri; “Yaşanılan duygu durumunun aşk mı takıntı mı olduğunu anlamak için kişi kendine bu 10 soruyu sormalıdır. Çoğuna ‘evet’ cevabı veriyorsa, kişisel ve sosyal hayatında sorunlar yaşıyor, aynı zamanda bu duygu durumuna bağlı psikolojik problemler yaşıyorsa burada aşktan ziyade bir saplantıdan, takıntıdan bahsetmek doğrudur. Sağlıklı aşkta da sevilenin kaybedilmesine yönelik kaygı, zihinde kapsadığı alan ve zamanda artış, heyecan mevcuttur ama hakim olan temel duygu mutluluktur. Hakim olan duygu huzursuzluğa dönüştüğünde oradaki sağlıklı aşk değil, takıntıdır! Bu durumda mutlaka bir uzman desteği gerektiği alınmalıdır” diyor.

Erkekler ‘sarışın’ seviyor

Erkekler ‘sarışın’ seviyor

Kadın ve erkek ilişiklerinde zaman zaman gündeme gelen bu konu bir araştırmanın konusu oldu. Yapılan bir araştırma erkeklerin sarışın kadınları tercih ettiğini ortaya koydu. Erkekler, sarışın kadınların esmerlere göre daha genç ve sağlıklı görünümlü olduklarına karar verdiler.

Sarışınlar ‘daha sağlıklı’ esmerler ‘daha ebeveyn’

Minnesota’daki Augsburg Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmada, erkelerin tercihlerinde sarışın olmanın bir avantaj olduğu ortaya konuldu. Ancak katılımcılar evlilik konusunda kahverengi saçlı kadınların ‘ebeveynlik potansiyeli’ olduğuna karar verdiler.

Çalışmada, psikologlar katılımcılara bilgisayarla üretilen kadınların sarışın, kahverengi veya siyah saçlı fotoğraflarını gösterdi. Sonuçlar, erkeklerin sarı saçlı kadınları siyah saçlı kadınlara oranla daha cazip bulduğunu ortaya koydu. Çalışmadan ayrıca uzun saçlı kadınların daha az sağlıklı ve çekici göründüğünü, orta boy saçlı kadınların daha iyi bir ilişki potansiyeline sahip olduğuna dair bir sonuç çıktı.

Neden ilişkilerimiz mutlu sürmüyor

Neden ilişkilerimiz mutlu sürmüyor

“Büyük aşklar nefretle başlar” fenomeni, hangi duyguyu örtbas etmek için mazeret olmuş, bilmiyorum; ama birçok ilişkinin “Aşığım” cümlesi ile başlayıp “Yanılmışım, değmezmiş…” vs ile bittiği bir gerçek. Aşkın gözünün kör olması bu olsa gerek.

aşk

Aşk başlarken

Aşklara hep mükemmellik yakıştırması ile başlanır. Aşık olduğumuz kişide beğendiğimiz ve haddinden fazla yücelttiğimiz özellikler, aslında kendi özümüzde bulundurduğumuz veya bulunmasını arzu ettiğimiz özelliklerdir. Aşık olduğumuz kişiyi “en mükemmel” görürüz ve onun adına mazeretler bulmak da hiç zor olmaz.

Aşık olduğumuz insan “kaba” değil, açık sözlüdür.

Aşık olduğumuz insan “cimri” değil, tutumludur.

Aşık olduğumuz insan “sorumsuz” değil, yüreği yaralıdır.

aşk

Değişen aslında bakış açımız

Aşık olma durumu ilişki ilerledikçe yerini bazı özellikleri kabullenme; ama o kadar kusur herkeste olur durumuna bırakır. Evet, bazı olumsuz özellikleri vardır; ama yeni bir ilişkide de birçok sorun yaşanmayacak mıdır zaten?

Bir süre sonra aşk başka gözleri kör etmek için uzaklara uçar gider ve geriye çıplak gözle görülen olumsuzluklar kalır. Başta aşk bacayı sarmışken, aşık olduğumuz insanın mükemmelliğini abarttığımız gibi, bu defa da olumsuzluklar büyür de büyür gözümüzde. Oysaki aşık olduğumuzda, yanıldığımızı hissettiğimiz insan da aynı insandır. Değişen sadece bizim bakış açımızdır.

Önce kendimizi sevelim

Elbette hiç kimse mükemmel değil ve hiç kimse bir kalemde silinip atılacak kadar değersiz değil.

Aşk ile sevgiyi birbirinden ayıran acı duygusudur gerçekten. “Seversin, kavuşamayınca adı aşk olur” demiş ya şair.

Temelde sevgi varsa her ilişki emek vermeye ve kurtarılmaya değerdir. Ancak saygının olmadığı bir ilişkide ne sevginin tutunma şansı vardır ne de aşkın.

Başka birine değer vermek, sevmek ve aşık olmak için değer vermeyi bilmek gerek. Değer, kişinin kendine verdiği değerle başlar, ancak sonrasında çevremize yayılır. Saygı ise, kişini kendine verdiği değerin çekirdeğidir. Kendisine saygısı olmayan bir insanın, başkasına da saygı duyması mümkün değildir.

Önce kendimizi sevelim ve kendi değerimizi bilelim. Biz bile kendimizi sevmezsek eğer, başkalarının bizi sevmesini nasıl bekleriz?

Erkeklerin kadınlarda itici bulduğu davranışlar

Erkeklerin kadınlarda itici bulduğu davranışlar

Günümüzde kadın – erkek ilişkileri belli plan ve proje çerçevesinde geliştiği için, doğal başlayan ilişkilere denk gelmek neredeyse imkansız. İnternet ve sosyal medyada sürekli olarak ilişkilerin satır aralarını okuyabilmek için tüyolar buluyoruz. Bu haberimiz de onlardan biri. Bir erkek bir kadında neleri itici bulur? Bu maddelere dikkat ederek uygulamayı da seçebilirsiniz kendiniz olmayı da. Karar sizin!

Alışverişi abartmak

Saatler süren etek ve bluz alışverişlerinize bir son verin. Sadece erkekler değil genel olarak bütün insanlar sadece bir bluz karşısında saatlerce düşünmenizden hoşlanmaz. Değerli vaktinizi kıyafet gibi pek önemi olmayan parçalara ayırmayın. Gezin eğlenin.

Çocuk gibi davranmak

Bebek gibi konuşmak ve çocuk gibi davranmak, mızmızlanmak 5 yaşınızda kaldı. Artık büyüdüğünüzü ve kendi ayaklarınızın üzerinde bağımsız bir şekilde durabildiğinizi göstermelisiniz bu sizi güçlü ve çekici yapar.

Aşırı makyaj ve süslenme

Parıldayan dudaklarınızı çekici zannediyorsanız yanılıyorsunuz bu erkeklere son derece itici gelir ve dudaklarınız yapış yapış durur. Doğallıktan uzak, aşırı fondöten ve rujunuzla çok rüküş ve itici gözükürsünüz.

Kavgaya yatkın, argo ve küfürlü konuşma

Kendinizi çevreye karşı argo ve küfürlü konuşarak kanıtlayamazsınız. Sevdiğiniz insanla dolaylı yollardan konuşup, iğneleyici laflar yerine rahatsız olduğunuz konuyu direkt söylemeniz daha yerinde bir hareket olacaktır. Küfür etmek bir marifet değildir. Daha sakin olun.

Diğer insanları hor görmek ve aşağılamak

Siz hiç kimseden daha üstün değilsiniz. Daha kibar olun ve ince düşünün. İnsanlara yardım edin. Maneviyatınız içinde çok önemli olan bu davranışlar erkekler tarafından daha çekici bulunur.

Aşırı bağımlı davranışlar

İlişkinize ve sevdiğiniz insana karşı sadakatinizle aşırı bağımlılığı karıştırmayın. Aşırı bağımlılık bir hastalıktır. Sırf o kişiye alıştığınız ve onsuz kendinizi güçsüz hissettiğiniz için onunla birlikte olmayın. Bu bir nevi yalan söylemektir ve erkekler yalancı kadınlardan da hoşlanmaz.

Dedikodu yapmak

Başkalarının arkasından konuşmak çok ayıptır. Kendinize saygınızı da yitirmenize sebep olan bu davranış, erkeklere çok itici gelir. Gerçeklikten uzak, başkalarını çekememek gibi kötü bir huy edinmiş hem size, hem ilişkinize, hem de çevrenize zarar vermiş ve yalan söylemiş olursunuz. Erkekler dedikodu yapan kadınlardan hoşlanmazlar.

Âşık olmanın işaretleri

Âşık olmanın işaretleri

Birini sevmek, birlikte olmayı, güvenmeyi, ona bakmayı seçtiğiniz bilinçli karardır. Arkadaşlarınızı sevebilir, ailenizi sevebilir, çocuklarınızı sevebilirsiniz. Ama o insanlara âşık olamazsınız. Birine âşık olmak, düşüncelerinizi paylaşmak, hissetmek, güven duymak, mutlu etmek ve her an düşünmek demektir. Peki gerçekten âşık olup olmadığınızı nasıl anlarsınız? Aşk belirtileriyle hislerinizden emin olabilirsiniz.

Eski ilişkinizi düşünmeyi bırakırsınız. Hatta onu en son ne zaman düşündüğünüzü bile hatırlamazsınız.

Birlikte olduğunuzda sıradan işler yapmaktan daha mutlu olursunuz. Bulaşık yıkamak yanınızda âşık olduğunuz kişi olduğunda eğlenceli bile olabilir.

İki kişilik gelecek planlar yapmaya başlarsınız. Önceden yaptığınız en uzun süreli planlama hafta sonu ne yapacağınız iken, şimdi aylar sonra birlikte yapacaklarınızı planlarsınız.

Sürekli birlikte bir şeyler yapmak istersiniz. Daha önce 20 kez gittiğiniz hayvanat bahçesine onunla birlikte gitmenin daha iyi olacağını düşünürsünüz.

İyi ve kötü haberlerinizi hemen onunla paylaşmak istersiniz.

Yalnız dışarı çıktığınızda her şeyde onu hatırlarsınız. Bu ayakkabıları o çok beğenir, bu filmi kesin sever gibi. Bu doğal olarak gelişir çünkü aklınızda hep o vardır.

Evde daha çok vakit geçirmek istersiniz. Onunla kahvaltı yapmak, dışarıda kalabalık aktivitelerden daha keyifli gelmeye başlar.

İlişki ne zaman bitmeli

İlişki ne zaman bitmeli

Elbette hiçbir ilişkiye bitecek diye başlanmaz. Niyet hep uzun soluklu ve hatta kalıcı, mutlu ve huzurlu bir ilişki yaşamaktır. Hatta birlikte yaşamak, birlikte yaşlanmaktır hayal. Ancak her ilişki bu hayale denk gelmez. Bazen kendiliğinden kırılır dökülüverir ilişki, hiç yaşanmamışçasına iz bırakmadan. Bazen birinin yüreğini kanatır, kapansa da her hatırlandığında sızlayacak bir yara bırakır. Bazen de çoktan bitmesi gerektiği halde uzar da uzar süreç. Yaşanırken, bittiğinde vereceği acıdan fazlasına mal olmasına rağmen…

İşte asıl soru bu: “Bir ilişki ne zaman bitmeli?” Sebep olduğu tüm mutsuzluğa rağmen ilişki sürdürülmeli mi? Yangında ilk kurtarılacak şey, uğruna hayat feda edilecek şey bir kavram olarak “ilişki” mi?

ilişki ne ister

İlişki ne ister

Öncelikle neden ilişki yaşarız? Evet, yalnızlık Allah’a mahsus. Evet, hepimizin iyi günde kötü günde yanında bir nefese ihtiyacı var. Evet, üremek içgüdüsel bir ihtiyaç. Sevildiğini hissetmeden insan tamamlanamaz, cinsellik temel fiziksel ihtiyaç, evet… Ancak, tüm bu sebeplerin üzerine, gelip geçici buluşmalar yerine, uzun soluklu ilişkiler kurma ihtiyacı hissediyoruz. Çünkü mutlu olmak, sevmek ve sevilmek, paylaşmak, destek almak istiyoruz. Dolayısıyla bir ilişkiden beklentimiz de bu ihtiyaçlarımızı karşılaması, hayatımıza renk katması, bizi mutlu etmesi değil mi?

O zaman basit bir aritmetikle, bir süreçte bizi mutlu etmeyen, ruhsal ihtiyaçlarımızı karşılamayan bir ilişkinin, artık bitmesi gerektiğini söylemek de yanlış olmaz. Bireyi yoran, üzen, hayatına yük getiren ilişki, mutlaka gözen geçirilmelidir; mümkünse düzeltmek, olmuyorsa bitirmek için. İnsanın kendisine yapabileceği en büyük kötülüktür, katlanmak. Hele ki ilişkinin içinde şiddet varsa, aşağılayan, benliği yaralayan davranışlar veya sözler varsa… Evet, ilişki fedakarlık ister, ama adı gerçekten “ilişkiyse”, yani çift taraflı bir paylaşım ve çaba varsa…

ilişkiye mazeretler

Mazeretler

İlişkisini bitirme cesareti olmayan bireylerin mazeretleri genelde benzerdir;

– Bunca yıllık emeğimi nasıl çöpe atarım?

– Ya yeni bir ilişki kuramazsam?

– Bu yaştan sonra yeni bir ilişki, yeni bir zor geliyor.

– Aslında o çok iyi biri, sadece değişmesi gerek.

– Bütün arkadaşlarım sırayla evlenirken, ben nasıl ayrılırım?

– Ben değişirsem ilişkimiz düzelir.

– Yalnız kalmaktan korkuyorum.

Mazeretler bitmez… Konu, öncelikle sizin bireysel mutluluğunuz. Önemli olan gerçeklerle yüzleşmek ve hayata korkmadan adım atabilmek.

ilişki

Hikayesi olan sorular

“7 senedir beraberiz. Bunca yıllık emeğimi nasıl çöpe atarım?”

İlişkinizi bir yatırım olarak görmekten vazgeçmelisiniz. 7 senedir sadece emek vermediniz. Bu ilişkinin sizi mutlu eden zamanları da oldu ki sürdürdünüz. Kazancınız geçmişte size iyi hissettiren zamanlar. Şimdi 7 sene için bunu söyleyip, gerekli adımı atmadığınızda, ilerleyen zamanlarda ne yazık ki daha büyük rakamlarla aynı cümleyi kuracaksınız.

Zarar ettiğiniz bir iş yerini, kaç sene açık tutmayı göze alırsınız?

ilişki arkadaşlığı

“Sevgilim çok iyi bir insan. Ama ben onun depresyonda olduğunu düşünüyorum. Çok fazla içki içiyor. Bence birlikte takıldığı insanlar yanlış”

“İyi bir insan olmak” bir ilişki için yeterli koşul değil. Etrafınıza baktığınızda kaç tane kötü insan tanıyorsunuz ki? Ancak unutmayın ki “depresyon” bir uzmanın değil sizin koyduğunuz bir tanıysa, yanılma ihtimaliniz çok yüksek. Bu durum onun kişilik özelliği de olabilir. Her halükarda alkol, kumar vb bağımlılıklar tedavi gerektirir. Siz onun hastabakıcısı ya da bir uzman değilsiniz ve onu tedavi etmeniz mümkün değil. Üstelik sorun arkadaşlarında değil, kendisinde demektir. İnsanlar kendisine uygun arkadaşlar seçer.

aşk sorunları

“Aslında büyük sorunlarımız yok. Sadece doğum günlerimi, özel günlerimizi hatırlamasını, onaylamadığım arkadaşlarıyla görüşmemesini, bir de daha hırslı ve çalışkan olmasını bekliyorum ondan. Bu davranışlarını değiştirse ilişkimiz çok güzel olacak”

O, bu davranışlarını değiştirmeyecek ve ilişkin istediğin gibi olmayacak! Çünkü hayata bakış açılarınız farklı. Ya onu olduğu gibi kabul edeceksiniz ya da bu ilişkiden vazgeçeceksiniz. Kimse kimseyi değiştiremez ve bu değişimi istemeye hakkı olmamalı. Sizin istediğiniz kalıba girerse, bu sefer de o mutlu olmayacak. Siz başka bir ilişki ve başka bir sevgili arıyorsunuz aslında. Bunu kabullenmek bu kadar zor olmamalı.

aşk üzüntü

“Çok üzülüyorum; üzüntümle baş edemiyorum”

Elbette üzüleceksiniz. Her şeyden önce hayal kırıklığı yaşadınız ve acı çekiyorsunuz. Ama geçecek! Üzüntünüzle baş etmeye çalışmayın. Bir ilişkiyi bitirirken üzülmenizden daha doğal ne var! Üzülün, ağlayın, acınızı tüketin ve ayağa kalkın. Bu ilişkiyi size mutluluk vermediği için bitirdiğinizi unutmayın.

Şimdi üzgün olabilirsiniz, ama daha güzel günler gelecek.

Yeşim Varol Şen

Davranış Bilimleri Uzmanı

Modern ilişkiler neden daha kırılgan

Modern ilişkiler neden daha kırılgan

İlişkiler üzerine yapılan her konuşmada muhakkak duyacağınız şeylerden biri de eskiden böyle olmadığı. Şartlar daha zor olsa da evlilikler ve ilişkiler daha uzun ömürlüydü. Her şeye, her an ulaşabildiğimiz bu çağda ise ilişkiler adeta havadan nem kapıyor. Peki neden? İşte cevaplar…

1. Hazır değiliz

Çoğu zaman, uzlaşmaya, kendimizi feda etmeye ve koşulsuz olarak sevmeye hazır değiliz. Beklemek istemiyoruz, bir anda her şeye sahip olmalıyız. Duygularımızı tam anlamıyla yaşamaya bile izin vermiyoruz. Hislerimizi bir bohçaya doldurup zamana bırakıyoruz.

2. Aşkı diğer duygularla karıştırıyoruz

Modern zamanlarda, yalnızlığımızı bir nebze paylaşacak, bizi sık sık arayacak, birlikte sinemaya gidecek sosyal zeminli ilişkiler kuruyor, öyle insanları tercih ediyoruz. Bizi anlayan, bizi hem acı çektiğimizde hem de mutlu zamanlarımızda destekleyecek bir kişiyi değil. Can sıkıcı hayatları sevmiyoruz ve bu yüzden hayatlarımızı maceraya dönüştüren neşeli bir arkadaş arıyoruz.

3. Maddiyatta sıkıştık

Sevgi için zaman ve alanımız yok çünkü her şeyimizi para kazanmak için harcıyoruz.

4. Anında bir sonuç bekliyoruz

Aşık olduğumuz zaman ilişkilerimizin olgunlaşmasını istiyoruz. Ancak mümkünsü bu çok da uzun sürmesin istiyoruz. Hiçbir şeyin kendimizde, zamanımıza hatta sevgimize değmediğini düşünüyoruz.

5. Deneme yanılma ilişikler yaşıyoruz

Günümüzde çoğunluk tek bir insanla hayatını geçirmek istemiyor. Adaylar arasında tercih yaparak daha iyi olduğu düşünülen kişi diğerine tercih ediliyor. Yani ilişkilerin biri bitiyor biri başlıyor.

6. Teknolojiye bağımlı hale geldik

Teknoloji bizi gereğinden fazla yakınlaştırdı. Çoğu durumda metinler, sesli mesajlar, sohbet mesajları ve görüntülü görüşmeler yüz yüze iletişimin yerini aldı. Artık birlikte vakit geçirmek zorunda değiliz. Zaten birbirimiz hakkında çok şey biliyoruz. Konuşacak bir şeyimiz kalmadı.

7. Uzun süre bir yerde kalamıyoruz

İlişkiler için bir yana bir yerde uzun süre kalmaktan dahi ölesiye korkuyoruz. Bu nedenle kimsenin hiçbir şeye hayatını adama gibi bir düşüncesi kalmadı.

8. Evlilik dışı cinsellik normalleşti

Bugün, evlilik dışı cinsellik modern yaşamı normalleri arasında girdi.

9. Fazlaca mantıklıyız

Fazlaca mantıklı bir kuşak oluştu. Her şeye mantık çerçevesinden bakmak, daha az insan, daha az duygu ve his anlamına geliyor.

10. Korkularımız çoğaldı

Yeni ilişkiler, hayal kırıklıkları, duygusal yaralar ve kırık kalplerden korkuyoruz. Bu yüzden insanların hayatımıza girmesine izin vermiyoruz. Etrafımızda duvarlar inşa ediyoruz.

Uzun ömürlü bir ilişkinin sırrı

Uzun ömürlü bir ilişkinin sırrı

Amerikalı matematikçi Hannah Fry, yaptığı araştırmalarda ayrılma riski düşük olan çiftlerin genelde birbirleri ile pozitif etkileşim içinde kalırken, ayrılma olasılığı yüksek çiftlerin kolayca negatif etkileşim sarmalına girdiklerini tespit etti.

Aşkın matematiği

Fry, sağlam ilişkilerin en iyi belirleyicisinin çiftlerin birbirlerine ne kadar pozitif veya negatif yaklaştıkları olduğunu anlatıyor. Araştırmanın en ilginç bulgusu ise çiftlerin negatiflik eşiği ile ilgili. En başarılı ilişkiler, çiftlerin birbirlerinin negatif davranışları karşısında sabredip, çok önemli bir şey olmadığı sürece tepki vermediği ilişkiler değil.

Problemleri hemen çözenler daha istikrarlı

Sanılanın aksine, çiftler negatif hissettikleri durumları hemen dile getirip problemleri çözmeye çalıştıklarında daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir hale geliyor. Bu eşlerin küçük sorunları içlerinde biriktirip, zamanla giderek yıpranıp, patlama noktasına gelmelerine engel oluyor. Birbirlerine pozitif yaklaşan çiftlerden biri kötü bir davranışta bulunduğunda diğeri bu davranışı olağan dışı görüp fazla kafaya takmıyor. Örneğin, eşi akşam eve gelip bütün akşam söylendiğinde bunun iş stresinden veya kötü bir gün geçirmesinden kaynaklı olduğunu düşünüp aldırmıyor.

Negatif ilişkilerde ise durum tam tersi. Kötü davranış şekli karakter özelliğine bağlı sürekli tekrar eden bir durum olarak algılanıyor. Yine aynı örnekten yola çıkarsak, eşlerden birinin akşam eve gelip söylenmesi onun negatif kişiliği ve benmerkezciliğinden kaynaklı tipik bir durum olarak algılanıyor.

Page 1 of 21 2
  • Renault ve Nissan, Çin'in lider batarya üreticisinden destek alacak

    Renault ve Nissan, Çin'in lider batarya üreticisinden destek alacak

    by on 13 Mayıs 2018 - 0 Comments

      Pek çok üreticinin yaptığı gibi Çin pazarına özel yeni elektrikli araçlar üretmeyi planlayan Nissan ve Renault, batarya konusunda destek almak için ülkenin önde gelen batarya üreticilerinden Contemporary Amperex Technology (CATL) şirketiyle anlaşmaya karar verdi. Nikkei tarafından yapılan habere göre, dev üreticiler başlangıç olarak iki özel elektrikli araç programına batarya desteği için aralarında sözleşme imzaladı. […]

  • Apple, Goldman Sachs işbirliğiyle kredi kartı çıkarıyor

    by on 12 Mayıs 2018 - 0 Comments

    Wall Street Journal’in haberine göre Apple, yatırım bankası Goldman Sachs ile işbirliği yaparak yeni bir kredi kartı çıkarmaya hazırlanıyor. Cupertino merkezli şirketin zaten Barclays ile mevcut bir kredi kartı ortaklığı var. Apple, Goldman ile devam ederse Barclays ile olan işbirliğini sona erdirecek.   Ayrıca Bkz.Galaxy J serisine Android Oreo ne zaman gelecek? Yayınlanan raporda, yeni […]

  • Seks Hikayesi – Yeminli bir okurumuzdan :

    Seks Hikayesi – Yeminli bir okurumuzdan :

    by on 30 Mayıs 2018 - 0 Comments

    mrb lar değerli okuyucularım size başımdan geçen gerçek hakiki bir hikayeyi açıklama yapmak istiyorum .. ben 22 yaşındayım 176 boylarında yakışıklıyım birazda neyse konuya geçelim bir akrabamın kızı vardı ismi derya kendisi 18 yaşındayken kocaya kaçıp evlendi duymuştum o kadar bir akrabam var ama hiç yüzünü görmedim ben aradan iki yıl geçti kocasına kızıp annesini […]

  • Facebook, kendi kripto parasını çıkartabilir

    Facebook, kendi kripto parasını çıkartabilir

    by on 13 Mayıs 2018 - 0 Comments

      Şirketin gelecek planlarınca kullanıcılar, sosyal medya platformu olan Facebook üzerinden mal ve hizmet alışverişi yaparken şirketin kendi dijital para birimini kullanabilecekler. Böylece hangi kullanıcının hangi işlemi yaptığı rahatça kayıt altına alınabilecek. Dolayısıyla hırsızlara ve dolandırıcılara karşı tedbirler alınmış olunacak ve daha güvenli alışveriş için de bir adım atılacak.   Facebook, daha önce Facebook Messenger […]

  • DJI Phantom 4 Pro V2.0 duyuruldu

    DJI Phantom 4 Pro V2.0 duyuruldu

    by on 13 Mayıs 2018 - 0 Comments

    Ticari Drone sektörünün bir numaralı ismi DJI, popüler Phantom serisine yeni bir üye ekledi. Firma tamamen baştan tasarlamak yerine DJI Phantom 4 Pro modelini elden geçirerek yenilemiş.   DJI Phantom 4 Pro V2.0 özellikleri ve fiyatı   Profesyonel kullanıcıları hedefleyen DJI Phantom 4 Pro V2.0 versiyonu OcuSync aktarım teknolojisi ile video aktarımlarını yüksek çözünürlük ve […]