Aşkınızın bitip bitmediğini gösteren işaretler

Aşkınızın bitip bitmediğini gösteren işaretler

İlişkilerde ilk günün heyecanını sürdürmek zordur. Zamanla hissedilen duygularda azalma görülebilir. Birine olan aşkınız ve sevginiz tükendiyse bunu anlamanın çok basit altı yolu var. Bu işaretlerin altısı da ilişkiniz için geçerliyse, sevgi zannettiğiniz şey yalnızlık korkusu.olabilir.

Duygusuzluk

Aşık olan insanların birlikte bir şeyler yapmak için her zaman enerjisi olur. Birbirlerini mutlu etmek ve yaşayacakları yeni heyecan verici maceralara birbirlerini de dahil etmek isterler. Eğer yapmak istediğiniz şeyleri partnerinizle beraber yapmak içinizden gelmiyorsa belki de onu artık sevmiyorsunuz demektir.

Mesafe

Birbirine aşık olan partnerler olabildiği kadar birbirleriyle vakit geçirmek ister. İşten eve gelmek için can atar ya da hafta sonunu beraber geçirmeyi hayal eder. Eğer partnerinizle aranıza sürekli mesafe koyuyorsanız aşık olmayabilirsiniz.

Fiziksel yakınlık

Aşık olan çiftler, birbirleriyle daha sık birlikte olur. Üstelik bunu sadece egolarını tatmin etmek için değil onlara istendiklerini, arzulandıklarını ve değer verdiklerini göstermek için yaparlar. Eğer partnerinizle birlikte olmak içinizden gelmiyorsa bir şeylerde ciddi ciddi sorun var demektir.

Odaklanma

Aşık çiftler, birbirlerine çok iyi bir şekilde odaklanabilir. Birbirlerini sıkça düşünür ve sebep olmadan da hediye alabilirler. Partnerlerinin mutsuzluğunu hemen fark eder ve bunu düzeltmek için de çaba gösterirler. Eğer partneriniz gün içinde aklınıza gelmiyor ve bunu işlerinizin yoğunluğuna bağlıyorsanız emin olun ki bunun yoğunlukla değil büyük ihtimal ona aslında aşık olmamanızla ilgisi vardır.

Değer verme

Aşık olan insanlar karşısındakine değer verir ve onu bulduğu için kendini çok şanslı hisseder. Hatta bunu ifade etmek için ‘Ruh ikizimi buldum!’ tipi cümleleri onların ağızlarından sıklıkla duyabilirsiniz. Eğer partnerinizi özel değil ama beraber olduğunuz sıradan insanlardan biri olarak görüyorsanız aşık değilsiniz demektir.

Saygı gösterme

Saygı her türlü ilişkinin temel kuralıdır. Ama en çok aşkın… Aşık çiftler birbirlerine her zaman saygı göstermeyi bilir. Birbirlerine hayrandırlar ve her zaman destekleyici bir tavır takınırlar. Dinlemeyi iyi bilir, tartışır ve orta yolu bulurlar. Daha az kontrol savaşı ama daha çok ekip ruhu vardır bu ilişkilerde. Eğer sevgilinize yeteri kadar saygı duymuyorsanız aşk çoktan pencereden uçup gitmiş demektir. Saygı biterse aşk biter diye boşuna dememişler.

Sevgililer Günü’nün hikayesi

Sevgililer Günü’nün hikayesi

14 Şubat, genel anlamda sevginin, aşkın sembol günü olarak kutlanıyor. Elbette bunun bir çıkış noktası var. Bizim için Sevgililer Günü, Batı için ise “Saint Valentine’s Day” olarak kutlanıyor. Bu efsane tercih edilmiş. Valentine, aşkın ve sevginin sembolü olarak kabul edilmiş bir rahip.

Tarihte yaşanan olaylar, bir aziz ile bizim sevgililik durumumuzu bağdaştırmış işte. Peki tarihte neler olmuş? Hangi efsanelerden bahsediliyor? Neler birbiri ucuna bağlandı da büyüyüp aşk oldu?

Sevgililer Günü

Lupercalia Festivali

İlk efsane, Eski Roma’ya kadar dayanıyor. Şubat ayının ortasına denk gelen bir festival, Lupercalia Festivali. Pagan inancında 14 Şubat, tabiatın tekrar uyanması, baharın geldiği anlamına geliyor. Bu kabul edilişin ardındaki kahraman ise, aşk; kuşların aşk mevsiminin başlangıcı.

İşte bu festival, her şeyin özünde aşkın uyanışı için vardı. Festivalde, Romalı genç kızlar ve erkekler bir araya gelirdi. Bunun için de bir oyun oynanırdı. Kızların adı kağıtlara yazılır ve çömleğe atılırdı. Sonrası piyango. Erkekler kimin adının yazılı olduğu kağıdı çekerse, festival boyunca genç kıza eşlik eder ve evet, bu tanışma evlilikle sonuçlanırdı.

Sevgililer Günü

Saint Valentine

Saint Valentine, aslında sadece bir rahipti; ama onu diğerlerinden farklı kılan bir şey vardı. Saint Valentine, tüm dünyada kabul gören ve 14 Şubat’a adını veren kişi oldu; aşkın sembolüydü.

Efsane, III. Yy’a dayanıyor. O dönemlerde II. Claudius tahttaydı ve zalimliği ile ün salmıştı. Bir gün yayımladığı bir fermanla, askerlere evliliği yasakladığını duyurdu. Savaşa susamış ruhu ile II. Claudius, bu kararı, bekar erkeklerin daha iyi savaştığına inandığından yapmıştı.

Ancak askerlerin de kalbi vardı ve sevdikleri ile evlenmek istiyorlardı. Ülkede rahiplerin nikah kıyması da malum sebepten ötürü yasaklamışken, bu yasağı delen isim Saint Valentine oldu; askerlerin nikahlarını gizliden kıymaya devam etti.

Elbette zalim Claudius, çok geçmeden bu durumdan haberdar oldu ve bir süre hapiste tutulan Valentine’nin cezası verildi. Saint Valetine, 14 Şubat 269’da yakılarak idam edildi. Ancak zalim olan sadece Claudius’tu. Kalbi şefkat dolu, sevgilileri her koşulda kutsayan rahibin katledildiği bugün, bütün çiftlere adandı.

Sevgililer Günü

Valentine’den aşk mektubu

Efsanenin bir de şu yönü vardı. Valentine, ölüme yolcu edilmeden önceki günlerini hapiste geçirdi. Burada gardiyanın kızına aşık oldu. Aşk, ruhunu sarıp sarmalamıştı. Rahip olduğunun elbette farkındaydı; bir de hayatının sonlanacağının. Buradan kurtulamayacağını biliyordu. Masum duygularını içine saklamak yerine bir mektuba döktü.

14 Şubat günü, ölüme giderken, Saint Valentine imzasını taşıyan aşk mektubu, gardiyanın kızına ulaştırıldı. Efsane bu yönüyle de, sevgiliye kart atma geleneğini doğurmuş oldu.

Sevgililer Gnü

Papa Gelasius

Papa Gelasius, tam iki asır sonra, 498’de, Eski Romalılar’ın geleneği ile St. Valentine’i birleştirdi ve 14 Şubat’ı “Saint Valentine Day” ilan etti.

Bu tarihten itibaren sevgililer, 14 Şubat’ı küçük notlarla, hediyelerle kutlamaya başladı. Günün odak noktası, birbirini seven iki insanın karşılıklı olarak sevgilerini açığa vuran aşk notları bırakmasıydı.

Günümüze kadar aktarılması mümkün olan ve şu anda British Museum’de muhafaza edilen ilk kartı ise, bu ilandan yüzyıllar sonra, 1415’te, Orleans Dükü Charles tarafından Londra’da hapiste olduğu zaman 14 Şubat’ta, karısına yazmıştı.

Sevgililer Günü

Kırmızı güller

Her şey birbirini izler adımda gelişmeye devam etti. Yüzyıllar içinde aşk, çoğalan adetlerle kutlandı. Fransa Kralı XVI. Louis, 14 Şubat’ta karısı Marie Antoinette’ye kırmızı güller gönderdi.

Bu da yeni bir sembol demekti. Bundan sonra kırmızı gül, Sevgililer Günü’nü ifade eden araçlardan biri oldu.

Sevgililer Günü

Sevgililer Günü Endüstrisi

Yüzyıllar önce kilisenin resmileştirdiği bu tarih, yaşanan orta çağlar boyunca uykudaydı; kutlanmadı. Ta ki 18. Yy’a kadar. Saint Valentine Day, 18. Yy’dan sonra yeniden hayata geçti.

Ancak bu kez işler farklı ilerliyordu. Her şey ilerleyen yüzyıllar boyunca ilerliyor ve değişiyordu. Önce dantelalı süslemeli kartlar çıktı piyasaya. Bunlar üretilen ilk sevgili kartlarıydı. 18. Yy ortalarında üretilen bu kartlar, Sevgililer Günü Endüstrisi’nin ilk adımıydı. Posta yaygınlaşmıştı. Ucuzdu da. Ve bu adımı resmileştiren ise, 1840’ta, Ester A. Howland oldu. Bir gelenekten, ticaret piyasası doğuyordu.

Günümüzde kartların yerini alan pek çok lüks şey var tabii. Her ne kadar kanlı bir başlangıcı olsa da, aşk her zaman kazanmış demek düşüyor bize. Her ne kadar ticarete dökülmüş olsa da, özünde sevginin varlığı var. O yüzden 14 Şubat, aslında bir kez daha “Seni seviyorum” cümlesinin içini doldurmaktan ibaret.

Hayatımızda anlamlı kılınan birçok şeyin belki de en önemlisi sevgi. Elbette tek bir güne sığmaz; ama varsın bu günden taşsın. Sevgimizin günü kutlu olsun.

Sevgimle…

Damla Karakuş

özel içeriğidir.

Sevgililer günü öncesinde çiçeklerin dilini öğrenin

Sevgililer günü öncesinde çiçeklerin dilini öğrenin

Sevgililer gününe az bir zaman kaldı. Bu güne önemseyenler için bir hediye telaşı başladı. Hediye tercihinizi çiçekten yana kullanacaksanız, hangi türü seçeceğiniz konusunda size yardımcı olabiliriz. Çünkü her birinin ayrı ayrı anlamı var. İşte doğru seçimi yapmak için çiçeklerin sembolize ettiği duygular.

Şakayık

En yaygın kullanılan buket çiçeklerinden olan Şakayık, romantizm ve refahı sembolize eder. Ayrıca bu kabarık güzel çiçeklerin şans getireceğine inanılıyor.

Gül

Bu klasik çiçek, Sevgililer Günü için en popüler seçenektir. Çünkü kırmızı güller; romantizmi, sevgiyi, güzellik ve mükemmelliği simgeler.

Gerbera Papatyası

Papatyalar güzelliği, masumiyeti ve saflığı simgelemekle ünlüdür. Papatyanın büyük bir çeşidi olan Gerbera Papatyası, aynı zamanda neşe vericidir. Mutlu bir an için alınabilecek favori çiçeklerdendir.

Lale

Dünyanın en popüler çiçeklerinden olan Laleler, aşkı simgeler. Zarif bir hediye almak isteyenler Sevgililer Günü’nde laleyi tercih edebilir.

Casa Blanca Zambakları

Bu beyaz lilyumlar, güzellik, sınıf ve stili simgeler. Sofistike bir tarzı olanlar bu lilyumlardan büyük bir buket hazırlatabilir.

Orkide

Orkideler bilindiği üzere nadir çiçeklerdir. Bu nedenle sevgi, güzellik, lüks ve gücü simgeler. Klasiği değil gösterişi sevenler orkideyi tercih edebilir.

Karanfil

Yeni başlamış bir sevgi ve kıvılcım demektir. Hem hesaplı, hem neşeli hem de güzel kokan çiçekler için karanfil uygun bir çiçek çeşididir.

Sarmaşık

Sarı, mavi- mor ve beyaz renkleri olan inanç ve umudu simgeler. Bu çiçeklerle çarpıcı bir kombinasyon oluşturmak isterseniz kırmızı lale ve papatyalarla karıştırabilirsiniz.

Gardenia

Çok güzel kokan bu zarif çiçekler, saflık ve sevinci ifade eder. Daha derin, nostaljik bir aşkı simgeler. Pahalı ve tek olarak satılmaktadır.

Erkekler ‘sarışın’ seviyor

Erkekler ‘sarışın’ seviyor

Kadın ve erkek ilişiklerinde zaman zaman gündeme gelen bu konu bir araştırmanın konusu oldu. Yapılan bir araştırma erkeklerin sarışın kadınları tercih ettiğini ortaya koydu. Erkekler, sarışın kadınların esmerlere göre daha genç ve sağlıklı görünümlü olduklarına karar verdiler.

Sarışınlar ‘daha sağlıklı’ esmerler ‘daha ebeveyn’

Minnesota’daki Augsburg Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmada, erkelerin tercihlerinde sarışın olmanın bir avantaj olduğu ortaya konuldu. Ancak katılımcılar evlilik konusunda kahverengi saçlı kadınların ‘ebeveynlik potansiyeli’ olduğuna karar verdiler.

Çalışmada, psikologlar katılımcılara bilgisayarla üretilen kadınların sarışın, kahverengi veya siyah saçlı fotoğraflarını gösterdi. Sonuçlar, erkeklerin sarı saçlı kadınları siyah saçlı kadınlara oranla daha cazip bulduğunu ortaya koydu. Çalışmadan ayrıca uzun saçlı kadınların daha az sağlıklı ve çekici göründüğünü, orta boy saçlı kadınların daha iyi bir ilişki potansiyeline sahip olduğuna dair bir sonuç çıktı.

Erkeklerin kadınlarda itici bulduğu davranışlar

Erkeklerin kadınlarda itici bulduğu davranışlar

Günümüzde kadın – erkek ilişkileri belli plan ve proje çerçevesinde geliştiği için, doğal başlayan ilişkilere denk gelmek neredeyse imkansız. İnternet ve sosyal medyada sürekli olarak ilişkilerin satır aralarını okuyabilmek için tüyolar buluyoruz. Bu haberimiz de onlardan biri. Bir erkek bir kadında neleri itici bulur? Bu maddelere dikkat ederek uygulamayı da seçebilirsiniz kendiniz olmayı da. Karar sizin!

Alışverişi abartmak

Saatler süren etek ve bluz alışverişlerinize bir son verin. Sadece erkekler değil genel olarak bütün insanlar sadece bir bluz karşısında saatlerce düşünmenizden hoşlanmaz. Değerli vaktinizi kıyafet gibi pek önemi olmayan parçalara ayırmayın. Gezin eğlenin.

Çocuk gibi davranmak

Bebek gibi konuşmak ve çocuk gibi davranmak, mızmızlanmak 5 yaşınızda kaldı. Artık büyüdüğünüzü ve kendi ayaklarınızın üzerinde bağımsız bir şekilde durabildiğinizi göstermelisiniz bu sizi güçlü ve çekici yapar.

Aşırı makyaj ve süslenme

Parıldayan dudaklarınızı çekici zannediyorsanız yanılıyorsunuz bu erkeklere son derece itici gelir ve dudaklarınız yapış yapış durur. Doğallıktan uzak, aşırı fondöten ve rujunuzla çok rüküş ve itici gözükürsünüz.

Kavgaya yatkın, argo ve küfürlü konuşma

Kendinizi çevreye karşı argo ve küfürlü konuşarak kanıtlayamazsınız. Sevdiğiniz insanla dolaylı yollardan konuşup, iğneleyici laflar yerine rahatsız olduğunuz konuyu direkt söylemeniz daha yerinde bir hareket olacaktır. Küfür etmek bir marifet değildir. Daha sakin olun.

Diğer insanları hor görmek ve aşağılamak

Siz hiç kimseden daha üstün değilsiniz. Daha kibar olun ve ince düşünün. İnsanlara yardım edin. Maneviyatınız içinde çok önemli olan bu davranışlar erkekler tarafından daha çekici bulunur.

Aşırı bağımlı davranışlar

İlişkinize ve sevdiğiniz insana karşı sadakatinizle aşırı bağımlılığı karıştırmayın. Aşırı bağımlılık bir hastalıktır. Sırf o kişiye alıştığınız ve onsuz kendinizi güçsüz hissettiğiniz için onunla birlikte olmayın. Bu bir nevi yalan söylemektir ve erkekler yalancı kadınlardan da hoşlanmaz.

Dedikodu yapmak

Başkalarının arkasından konuşmak çok ayıptır. Kendinize saygınızı da yitirmenize sebep olan bu davranış, erkeklere çok itici gelir. Gerçeklikten uzak, başkalarını çekememek gibi kötü bir huy edinmiş hem size, hem ilişkinize, hem de çevrenize zarar vermiş ve yalan söylemiş olursunuz. Erkekler dedikodu yapan kadınlardan hoşlanmazlar.

Âşık olmanın işaretleri

Âşık olmanın işaretleri

Birini sevmek, birlikte olmayı, güvenmeyi, ona bakmayı seçtiğiniz bilinçli karardır. Arkadaşlarınızı sevebilir, ailenizi sevebilir, çocuklarınızı sevebilirsiniz. Ama o insanlara âşık olamazsınız. Birine âşık olmak, düşüncelerinizi paylaşmak, hissetmek, güven duymak, mutlu etmek ve her an düşünmek demektir. Peki gerçekten âşık olup olmadığınızı nasıl anlarsınız? Aşk belirtileriyle hislerinizden emin olabilirsiniz.

Eski ilişkinizi düşünmeyi bırakırsınız. Hatta onu en son ne zaman düşündüğünüzü bile hatırlamazsınız.

Birlikte olduğunuzda sıradan işler yapmaktan daha mutlu olursunuz. Bulaşık yıkamak yanınızda âşık olduğunuz kişi olduğunda eğlenceli bile olabilir.

İki kişilik gelecek planlar yapmaya başlarsınız. Önceden yaptığınız en uzun süreli planlama hafta sonu ne yapacağınız iken, şimdi aylar sonra birlikte yapacaklarınızı planlarsınız.

Sürekli birlikte bir şeyler yapmak istersiniz. Daha önce 20 kez gittiğiniz hayvanat bahçesine onunla birlikte gitmenin daha iyi olacağını düşünürsünüz.

İyi ve kötü haberlerinizi hemen onunla paylaşmak istersiniz.

Yalnız dışarı çıktığınızda her şeyde onu hatırlarsınız. Bu ayakkabıları o çok beğenir, bu filmi kesin sever gibi. Bu doğal olarak gelişir çünkü aklınızda hep o vardır.

Evde daha çok vakit geçirmek istersiniz. Onunla kahvaltı yapmak, dışarıda kalabalık aktivitelerden daha keyifli gelmeye başlar.

Gerçek aşka ulaşmanın 5 evresi

Gerçek aşka ulaşmanın 5 evresi

Ünlü psikologlardan Jed Diamond, 40 yıllık klinik araştırmalarında insanların çoğunluğunun, aslında hayatlarının gerçek aşklarını buldukları sonucuna vardı. Peki bu kadar ayrılık neden oluyor? Sorun, insanların aşkın beş aşamasını birlikte tamamlayamamaları ve çoğu zaman üçüncü aşamada takılıp kalmaları. İşte aşkın o 5 evresi.

1- Aşık olmak

Aşık olmak, kendinizi mutluluk hormonlarından oluşan bir bulut içerisinde yaşarken bulduğunuz aşamadır. Tüm arzularınızı ve umutlarınıza partnerinizin üzerine kurduğunuz zamandır. Partneriniz, süratle sizin için ideal insan haline gelir; gözünüzde hiçbir kusuru yoktur. Daima her dileğinizi yerine getirebileceğine, ağzından çıkan her kelimenin doğruluğuna inanırsınız. Gerçek aşkın gücüne o kadar inanırsınız ki hiçbir şüpheci ses durmanızı ve daha temkinli düşünmenizi sağlayamaz.

2- Çift olmak

Bu aşamada, aşk, daha da güçlenir ve randevuların başarısı, zamanla yerini birlikte yaşamaya bırakır. Birbirinizi daha iyi tanımaya başlarsınız ve varlığınız, partnerinizin hayatının her yönünü etkilemeye başlar. Bir noktada, belki aylar ya da yıllar sonra, bu dönem, aranızdaki bağı güçlendiren çocukların varlığına da tanık olabilir. Kesinlikle sizin için doğru olan kişiyi bulduğunuza, ilişkinizin alın yazısı olduğuna inanırsınız.

3- Hayal kırıklığı

Umutlarınızın suya düşmeye başladığı aşamadır bu. Duygularınızın, bir gün asla geri gelmeyecek şekilde yok olacağı izlenimini edinmeye başlarsınız. Artık eşiniz, sizin için tamamen tahmin edilebilirdir; davranışları, birçok açıdan sinirlerinize dokunur. Biraz uzaklaşmak ve hatta kendinize sizin için doğru kişi olmadığını söylemek istemeye başlarsınız. Bir sonraki adımda ise, enerjisi bitmiş bir ilişkide, kendinize ve eşinize işkence etmenin anlamı olmadığını düşünmek istersiniz.

4- Gerçek, uzun soluklu aşka ulaşmak

Gözlerinizi kapar, isteksizliğinize rağmen elinizden geleni yaparsanız, üçüncü evreyi aşıp bir sonrakine geçebilirsiniz. Zihniniz, erken aşamalarda partneriniz üzerinden yarattığı illüzyonların esaretinden kurtulmuştur artık. Önünüzdeki kişi, başta hayal ettiğiniz, yarattığınız insan değildir artık; gerçek biridir. Kusurlarını kabul eder – daha da önemlisi – onları anlayabilirsiniz. Artık iyileşmenin ve bir sonraki aşamaya geçmenin zamanı gelmiştir.

5- Dünyayı değiştirmek için iki kişinin gücünü kullanmak

Artık anlaşmazlıklarınızın üstesinden gelmeyi öğrendiğinize ve derin, güçlü, uzun vadeli bir bağ bulabildiğinize göre, daha da özgürleştirici bir sonuca varacaksınız – ikinizin, bu dünyada bir şeyler değiştirebilecek güce sahip olduğunuz sonucuna. Hayatı, yalnızca yaşamak olsun diye yaşamıyorsunuz; daha büyük bir amaç uğruna birliktelik içerisinde yaşıyorsunuz. Birlikte çalışıyor, birlikte yazıyor ya da bir şeyler üretiyor olabilirsiniz – herhangi bir şey olabilir. Önceki aşamaların her birini tamamlamış bir şekilde, yüzde 100 kesinlikle “hayatımın erkeği/kadını” diyebileceğiniz kişiyle bir bütün olarak yapabileceğiniz herhangi bir şey.

Aşkın kilo aldırdığı bilimsel olarak kanıtlandı

Aşkın kilo aldırdığı bilimsel olarak kanıtlandı

İnsanlar ilişkileri süresince genellikle sinemaya gitmek, birlikte yemek yapmak, fazla yiyip az hareket etmek gibi sıradan alışkanlıklar ediniyor ve bu da kilo almaya neden oluyor. İspanyol Obezite Araştırma Topluluğu’nun (SEEDO) 2300 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma da ilişkinin başlangıç ve gelişim döneminde kişilerin ortalama 4.5 kilogram aldığını gösterdi. SEEDO’nun araştırmasına katılanların yüzde 33’ünün yalnızken daha fazla egzersiz yaptığını, bu oranın ilişkinin başlangıcında yüzde 26’ya, ilişkinin stabil hale geldiğinde de yüzde 25’e düştüğünü belirten Goday, partnerlerin ilişkilerin başlangıç döneminde kilo almasının sebepleri arasında daha fazla alkol, sigara ve tatlı tüketimini de saydı.

Aşık insanlar dış görünüşle ilgilenmiyor

Uruguaylı Psikolog Mariana Alvez de “Partnerimizin bizi olduğumuz gibi sevip kabul ettiğinden bilinçdışı bir şekilde emin olduğumuzda kendimize gevşeme izni veriyoruz. Dış görünüşle ilgilenmemek de kilomuz üzerinde kötü etki yaratıyor” dedi. İlişkiler sırasında farklı alışkanlıklar edinildiğini de belirten Alvez “Daha önce hiç yemediğimiz şeyleri yemeye başlıyoruz. Örneğin daha fazla ekmek, unlu mamül yiyoruz. Ayrıca bir başkasıyla yemek yediğimizde normalde olduğundan yüzde 35 daha fazla yemek yiyoruz. Bu da sonuç olarak kilo almaya neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Ey aşk neredesin

Ey aşk neredesin

Bir insanın kaşsında gördüğü güzelliği sevmesi için 4 dakika yetiyormuş. Hele bir de 1,5 dakika göz göze kaldıysanız, tamamdır aşıksınız. Çünkü o bakışma anında kalp atışlarınız senkronize oluyor.

Aşk başlarken büyülü, ortalarında ideal, biterken ise çok sancılıdır. Büyüsü elbet dağılacak, önemli olan ideal çizgisinde kalabilmek; aşkını kaybetmemek…

Baktım ona içim ısındı

Kadın da erkek de genellikle simetrik buldukları yüzlere aşık olurlarmış; biliyor muydunuz? Bu kişiyle adrenalini yüksek bir ortamda karşılaştıysanız ona aşık olmak sizin için kaçınılmaz olacak.

Diyelim ki aşık oldunuz, artık bir ilişkidesiniz. Her şey işte o büyülü anla başladı. Sevgiliyle paylaşılan duygularla vücudumuzda değişimler oluyor. Mesela ilişkinizin ilk yılında sinir hücreleriniz daha iyi çalışıyor. Bu da daha açık algılar ve mutluluk denizinde boğulmak demek. Yine bu bağlamda söylenebilir ki, aşık olmak vücudumuza nikotin ve kokain bağımlısı olmakla aynı etkiyi yaratır.

Romeo Juliet etkisi

Bir bakışta aşık olduğunuz o adam / kadın maalesef aynı kalmaz her zaman. Oysaki elini tuttuğunuzda içiniz açılır tüm sıkıntılar giderdi; bir sarılsanız savaşlar biterdi değil mi?

Peki ne oluyor da dağılıveriyor her şey? Ne oluyor da gözlerinin içine bakmaya doyamadığımız o aşk bir anda bitiş çizgisinde karnımıza kramplar sokuyor?

Aslında ne olduğundan çok ne yapmamız gerektiğine odaklanmak gerek. Belki de en çok bir anda varımızı yoğumuzu ortaya döktüğümüz için kaybediyoruz. Çünkü ilişki dediğin en çok gizemli şeyleri seviyor. İşte buna “Romeo Juliet etkisi” deniyor. Yani yapmamız gereken birazcık gizemli davranmak; ama asla yapmacık değil.

Hurafelere kanmayın

Gerçek aşk bir yerlerde var ve doğru zamanda senin de hayatında yer edecek. Sadece sen aşkın peşinden koşayım derken etrafında dönen dünyanın ekseninden çıkma!

İrlanda’da şöyle bir inanış varmış; 4 yapraklı yonca yiyerek aşık olmak istediği erkeği düşünen kadın, o erkeğe kavuşurmuş. Değil 4 yapraklı yonca, yonca tarlasını hepten yeseniz de nafile. Bizde de nişan kurdelesini yutan kızlar var ki, yazarken bile içim bir hoş oluyor…

Aşk kilometrelerce uzakta olsanız da o büyülü yanıyla sizi bir gün mutlaka bir araya getirir. Dediğim gibi asıl önemli olan ideal çizgide kalabilmek…

Dilerim aşkınız sonsuz olsun…

Sen dünyanın neresindensin aşkım

Sen dünyanın neresindensin aşkım

Dünyanın neresinde doğmuş olursak olalım sevgililer arasında başka bir dil var, sadece iki kişiye ait olan. Dışarıdan bakanlar onlara anlam veremese de bu dil iki aşığı birbirine bağlayan en güçlü bağdır.

Kendi yaşam koşullarımızda bakarsak, dışarıdan gözlemlediğim kadarıyla, bizler en çok “Aşkım” hitabını kullanıyoruz. Ancak bu otobüste, vapurda, metroda vs şahit olduklarımız. Yani bu biraz dışarıdayken hitap şekilleri gibi.

Ancak daha özele inip arkadaşlarımızın ilişkilerine şahit olduğumuzda ilginçleşiyor durum. “Balım, çöreğim, ponçiğim…” diye uzayıp gidiyor.

Sadece Türkiye’de aşk yok tabii. Dünya geneline bakıldığında da çiftlerin birbirlerine hitapları insanda merak uyandırıyor. En azından bende uyandı ve bir şeyler araştırdım. Hadi paylaşalım…

Dünyada ilginç sevgili hitapları

Bir fil aşığı olarak en çok Tayland’a bayıldım. Taylandlı çiftler “Minik fil” diye hitap ediyorlarmış en çok birbirine.

Bunun yanında ilginçleşen ve dışarıdan anlaşılması imkansız olanlar var: İsveçliler “Tatlı buruncuk”, Çin “Sen benim batan balığımsın”, Fransızlar “Minik pirem”, İtalyanlar “Minik mikrobum”, Japonlar “Gözleri olan yumurta gibisin”, Tibetliler “Kalbimin en kıymetli zehri”, Ekvadorlular “Şişmanım”, Meksikalılar “Yaşlı kadınım”

Ya sevimlilik abidesi ponçik hitaplar

Bu alanda en ilgimi çeken Finlandiyalılar oldu, Çünkü sevgililer birbirine “Ekmek ufağı seni” diyormuş. Özellikle bir erkeğin sevgilisine bu hitabını getirsenize gözünüzün önüne. Bilmem ki, bana fazla tatlı geldi.

İspanyollar da “Şeker topağım” diyormuş. Brezilyalılar “Mini mini bal kabağı”, Almanlar “Şekerleme”, Endonezyalılar “Kalbimin meyvesi”

Ve Araplar da romantizmin doruklarına çıkıp “Ceylan gözlüm” diye sahiplenerek hitap edermiş.

Aşk bu, paylaşmak, sevmek en güzel sözcüklerle anlatılıyor tabii. Siz sevdiğinize nasıl hitap edersiniz?

Aşkınız daim olsun…

Page 1 of 31 2 3
  • Renault ve Nissan, Çin'in lider batarya üreticisinden destek alacak

    Renault ve Nissan, Çin'in lider batarya üreticisinden destek alacak

    by on 13 Mayıs 2018 - 0 Comments

      Pek çok üreticinin yaptığı gibi Çin pazarına özel yeni elektrikli araçlar üretmeyi planlayan Nissan ve Renault, batarya konusunda destek almak için ülkenin önde gelen batarya üreticilerinden Contemporary Amperex Technology (CATL) şirketiyle anlaşmaya karar verdi. Nikkei tarafından yapılan habere göre, dev üreticiler başlangıç olarak iki özel elektrikli araç programına batarya desteği için aralarında sözleşme imzaladı. […]

  • Apple, Goldman Sachs işbirliğiyle kredi kartı çıkarıyor

    by on 12 Mayıs 2018 - 0 Comments

    Wall Street Journal’in haberine göre Apple, yatırım bankası Goldman Sachs ile işbirliği yaparak yeni bir kredi kartı çıkarmaya hazırlanıyor. Cupertino merkezli şirketin zaten Barclays ile mevcut bir kredi kartı ortaklığı var. Apple, Goldman ile devam ederse Barclays ile olan işbirliğini sona erdirecek.   Ayrıca Bkz.Galaxy J serisine Android Oreo ne zaman gelecek? Yayınlanan raporda, yeni […]

  • Seks Hikayesi – Yeminli bir okurumuzdan :

    Seks Hikayesi – Yeminli bir okurumuzdan :

    by on 30 Mayıs 2018 - 0 Comments

    mrb lar değerli okuyucularım size başımdan geçen gerçek hakiki bir hikayeyi açıklama yapmak istiyorum .. ben 22 yaşındayım 176 boylarında yakışıklıyım birazda neyse konuya geçelim bir akrabamın kızı vardı ismi derya kendisi 18 yaşındayken kocaya kaçıp evlendi duymuştum o kadar bir akrabam var ama hiç yüzünü görmedim ben aradan iki yıl geçti kocasına kızıp annesini […]

  • Facebook, kendi kripto parasını çıkartabilir

    Facebook, kendi kripto parasını çıkartabilir

    by on 13 Mayıs 2018 - 0 Comments

      Şirketin gelecek planlarınca kullanıcılar, sosyal medya platformu olan Facebook üzerinden mal ve hizmet alışverişi yaparken şirketin kendi dijital para birimini kullanabilecekler. Böylece hangi kullanıcının hangi işlemi yaptığı rahatça kayıt altına alınabilecek. Dolayısıyla hırsızlara ve dolandırıcılara karşı tedbirler alınmış olunacak ve daha güvenli alışveriş için de bir adım atılacak.   Facebook, daha önce Facebook Messenger […]

  • DJI Phantom 4 Pro V2.0 duyuruldu

    DJI Phantom 4 Pro V2.0 duyuruldu

    by on 13 Mayıs 2018 - 0 Comments

    Ticari Drone sektörünün bir numaralı ismi DJI, popüler Phantom serisine yeni bir üye ekledi. Firma tamamen baştan tasarlamak yerine DJI Phantom 4 Pro modelini elden geçirerek yenilemiş.   DJI Phantom 4 Pro V2.0 özellikleri ve fiyatı   Profesyonel kullanıcıları hedefleyen DJI Phantom 4 Pro V2.0 versiyonu OcuSync aktarım teknolojisi ile video aktarımlarını yüksek çözünürlük ve […]