About Escort Bayan

  • Member Since: 14 Şubat 2017

Description

 

Fantezi Escort Burada

17 Temmuz 2018

Hayallerinizin çıtır ve güzel escortu ile zevkli bir gece geçirmeye hazır mısınız? Çıtır ve genç olduğuma bakma kesinlikle tecrübelerim bir kadının düşünmediği derecede fazladır. Benim […]

 

Seks Şöleni

15 Temmuz 2018

Tüm yakışıklı beylere kokulu öpücüklerimi yolluyorum. Sizlere sevgiliniz gibi davranmaya önem gösteririm. Güvenilir bir kadınla beraber olmak şüphesiz bir erkeğin elde edebileceği en değerli şanstır […]

 

Sevişmede Bir Numara Escort

Vahşi ve azgın bir şekilde sevişen escortum. Beni sert becermenizi istiyorum. Erkeklerin kaliteden anladığı tek şey her zaman elit ve güzel seksler yapan bir kadına […]

 

Erkeklerin Zevk Noktaları

13 Temmuz 2018

Cinsel ilişki sırasında erkeğin tam olarak zevk alabilmesi için bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Sizler için araştırdığımız erkeğin zevk noktası adı altında yaptığımız bu paylaşımda […]

 

Beni Tercih Edin Mutlu Olun

Kayışdağı escorttan hepinize selamlar. Yanında yabancılık çekmeyeceğiniz sıcacık escortunuz sizleri heyecanla bekliyor olacak burada. Seksin en özelini yaşatacağım sizlere. Benimle adeta yenileneceksiniz ballarım. Beni tercih […]

 

Arzulu Escort Sizleri Bekliyor

Selam sevgililerim. Sıcacık bedenim sizleri arzuluyor. Benimle sınırların ötesinde bir beraberlik yaşamaya hazır mısınız? Tam bir seks aşığıyım beyler. Benimle birlikte olan bir bey tadımı […]

 

Seks İsteği Yüksek Escort

6 Temmuz 2018

Merhaba çapkın ve seks isteği yüksek beyler.Bu işe severek başladım yaklaşık olarak bir sene oluyor hem paramı kazanıyorum hem de sizler ile gönlümce seks yapıyorum. […]

 

Mutlu Eden Üsküdar Escort

Tüm beylere selamlar. Bu piyasada bulup, bulabileceğiniz en iyi esscort hatunlardan biriyim. Escort partner olarak çalışmalarıma ara vermeden sürekli bir şekilde devam etmekteyim. Kaliteli ve […]

 

Tutku Dolu Escort Sizlerle

Merhaba yakışıklı erkeklerim. Sizleri memnun ve mutlu etmek için artık aranızda ve bu özel platformdayım. Benimle beraber zevklerin en güzeline ortak olabilirsiniz. Sizlere vereceğim bu […]

 

Üreme Potansiyelinizi Arttırmak İçin Tüketmeniz Gereken 10 Besin

İnsanların doğasında olan üreme durumu için insanlar sağlıklı beslenmeyi ön görmektedir. Üreme her şekilde sorun olmayan çiftlerde gerçekleşse de bu üreme hormonlarını daha fazla işlev […]

Page 1 of 341 2 3 34

Aşkınızın bitip bitmediğini gösteren işaretler

Aşkınızın bitip bitmediğini gösteren işaretler

İlişkilerde ilk günün heyecanını sürdürmek zordur. Zamanla hissedilen duygularda azalma görülebilir. Birine olan aşkınız ve sevginiz tükendiyse bunu anlamanın çok basit altı yolu var. Bu işaretlerin altısı da ilişkiniz için geçerliyse, sevgi zannettiğiniz şey yalnızlık korkusu.olabilir.

Duygusuzluk

Aşık olan insanların birlikte bir şeyler yapmak için her zaman enerjisi olur. Birbirlerini mutlu etmek ve yaşayacakları yeni heyecan verici maceralara birbirlerini de dahil etmek isterler. Eğer yapmak istediğiniz şeyleri partnerinizle beraber yapmak içinizden gelmiyorsa belki de onu artık sevmiyorsunuz demektir.

Mesafe

Birbirine aşık olan partnerler olabildiği kadar birbirleriyle vakit geçirmek ister. İşten eve gelmek için can atar ya da hafta sonunu beraber geçirmeyi hayal eder. Eğer partnerinizle aranıza sürekli mesafe koyuyorsanız aşık olmayabilirsiniz.

Fiziksel yakınlık

Aşık olan çiftler, birbirleriyle daha sık birlikte olur. Üstelik bunu sadece egolarını tatmin etmek için değil onlara istendiklerini, arzulandıklarını ve değer verdiklerini göstermek için yaparlar. Eğer partnerinizle birlikte olmak içinizden gelmiyorsa bir şeylerde ciddi ciddi sorun var demektir.

Odaklanma

Aşık çiftler, birbirlerine çok iyi bir şekilde odaklanabilir. Birbirlerini sıkça düşünür ve sebep olmadan da hediye alabilirler. Partnerlerinin mutsuzluğunu hemen fark eder ve bunu düzeltmek için de çaba gösterirler. Eğer partneriniz gün içinde aklınıza gelmiyor ve bunu işlerinizin yoğunluğuna bağlıyorsanız emin olun ki bunun yoğunlukla değil büyük ihtimal ona aslında aşık olmamanızla ilgisi vardır.

Değer verme

Aşık olan insanlar karşısındakine değer verir ve onu bulduğu için kendini çok şanslı hisseder. Hatta bunu ifade etmek için ‘Ruh ikizimi buldum!’ tipi cümleleri onların ağızlarından sıklıkla duyabilirsiniz. Eğer partnerinizi özel değil ama beraber olduğunuz sıradan insanlardan biri olarak görüyorsanız aşık değilsiniz demektir.

Saygı gösterme

Saygı her türlü ilişkinin temel kuralıdır. Ama en çok aşkın… Aşık çiftler birbirlerine her zaman saygı göstermeyi bilir. Birbirlerine hayrandırlar ve her zaman destekleyici bir tavır takınırlar. Dinlemeyi iyi bilir, tartışır ve orta yolu bulurlar. Daha az kontrol savaşı ama daha çok ekip ruhu vardır bu ilişkilerde. Eğer sevgilinize yeteri kadar saygı duymuyorsanız aşk çoktan pencereden uçup gitmiş demektir. Saygı biterse aşk biter diye boşuna dememişler.

Uzmanından ilişki tespitleri

Uzmanından ilişki tespitleri

Aile ve Evlilik Danışamanı Serhat Yabancı, “Bütün Aşklar Tatlı Başlar” kitabında yer verdiği ilişki tespitlerini bir kez daha Instagram hesabından paylaştı. Bu altın değerinde öğütleri, sizinle de paylaşmak istedim. Her cümle umarım hayatınızda güzel şeylere yön versin…

Serhat Yabancı

İlişki üzerine tespitler

– İlişki emekle değil, paylaşmakla sürer.

– İyi bir ilişki, kendini ihmal etmediğin, ihmal de edilmediğin ilişkidir.

– Kendini terk ettirmek, terk edildiğin anlamına değil, sorumluluk almak istemediğin anlamına gelir.

– Gidene kal dememek, terk etmektir.

– Sürekli fedakârlık yaparak daha çok sevilmezsin; daha çok işe yarasın…

– Kusurlu hisseden, karşıdakinin seviyesine çıkamayacağını anladığında eleştiri ve küçümsemeyle onu kendi düzeyine çekmeye çalışır.

– Güvenmeden başladığın bir ilişkide, kendini sürekli karşındakini test ederken bulursun.

– Sürekli haklı olanı yola getirmek için zamanla onun yaptıklarının aynısını ona yapmaya başlarsın.

– Yaptığın her yanlış şeyi bir nedene bağlarsan, aynı silahla sen de vurulacaksın.

– Sürekli alttan alırsan, bir gün altında kalırsın.

– Sürekli alttan aldığın insanların, gün gelir öksürüğünü bile çekemezsin.

– Sürekli haklı olan, zamanla umursanmaz.

– Belirsizliği göze alamayan, aşkı kaldıramaz.

serhat yabancı

– Sana âşık olanla arkadaş olma. Ya sevgili ol ya da bitir.

– Kendin olamadığın ilişki, yanlış ilişkidir.

– Kendin olamadığın ilişkide, ezilen ve boyun eğen sensin.

– İlişkilerde kaçarak yüzde yüz mutlu olamazsın. İlişkin olduğunda da yüzde yüz mutlu olamazsın.

– Ayrılık gibi, teklif etmek de aşktandır. Reddedilme veya küçük düşmeyi gözealmak da aşktandır…

– İlişkinin gerçek duygularla başlamasını istiyorsan kendini kontrol et; ama partnerini kontrol etme.

– Kararsız insan yoktur; risk alamayan insan vardır.

– Ne kadar memnun edici isen, o kadar sık aralıklarla patlarsın.

– Kıskançlıkla güven sağlanmaz. Kıskançlıkla elde ettiğin güven değil, kendini tatmindir.

– Kendine biçtiğin değer, hayatına aldığın insanların karakteriyle ölçülür..

– Geçmişte eksik kalan her bölüm, gelecekte onunla ilgili bir etkileşimde kendini gösterecektir. Tamir etmediğin geçmişin, kendini hasta eden davranışları yaşatanı bularak tedavi olmaya çalışacaktır.

Aile ve Evlilik Danışmanı

Serhat Yabancı

özel içeriğidir.

Sevgililer Günü’nün yeni trendi: Sevgili Cüzdanı

Sevgililer Günü’nün yeni trendi: Sevgili Cüzdanı

14 Şubat Sevgililer Günü’nde insanlar, diğer insanlardan farklı olmak için değişik hediye arayışına giriyorlar. Bu sene yeni yeni moda olmaya başlayan hediyelerden bir tanesi de Sevgili Cüzdanı.

Sonsuza kadar …

Evlilik Cüzdanı’nı andıran cüzdanda “14 Şubat 1974 yılında Paris’te imzalanan sözleşme uyarınca verilen Uluslararası Sevgili Cüzdanı” yazıyor. Sevgili Cüzdanı’nda ayrıca cüzdan kayıt no, veriliş tarihi, veren makam ile sevgililerin fotoğrafının yerleştirileceği bir alan da bulunuyor. Cüzdanda 9 ayrı dilde, “Her gün seni çok seveceğime, sonsuza kadar söz veriyorum” şeklinde yazıyor.

Sevgililer Günü’nün hikayesi

Sevgililer Günü’nün hikayesi

14 Şubat, genel anlamda sevginin, aşkın sembol günü olarak kutlanıyor. Elbette bunun bir çıkış noktası var. Bizim için Sevgililer Günü, Batı için ise “Saint Valentine’s Day” olarak kutlanıyor. Bu efsane tercih edilmiş. Valentine, aşkın ve sevginin sembolü olarak kabul edilmiş bir rahip.

Tarihte yaşanan olaylar, bir aziz ile bizim sevgililik durumumuzu bağdaştırmış işte. Peki tarihte neler olmuş? Hangi efsanelerden bahsediliyor? Neler birbiri ucuna bağlandı da büyüyüp aşk oldu?

Sevgililer Günü

Lupercalia Festivali

İlk efsane, Eski Roma’ya kadar dayanıyor. Şubat ayının ortasına denk gelen bir festival, Lupercalia Festivali. Pagan inancında 14 Şubat, tabiatın tekrar uyanması, baharın geldiği anlamına geliyor. Bu kabul edilişin ardındaki kahraman ise, aşk; kuşların aşk mevsiminin başlangıcı.

İşte bu festival, her şeyin özünde aşkın uyanışı için vardı. Festivalde, Romalı genç kızlar ve erkekler bir araya gelirdi. Bunun için de bir oyun oynanırdı. Kızların adı kağıtlara yazılır ve çömleğe atılırdı. Sonrası piyango. Erkekler kimin adının yazılı olduğu kağıdı çekerse, festival boyunca genç kıza eşlik eder ve evet, bu tanışma evlilikle sonuçlanırdı.

Sevgililer Günü

Saint Valentine

Saint Valentine, aslında sadece bir rahipti; ama onu diğerlerinden farklı kılan bir şey vardı. Saint Valentine, tüm dünyada kabul gören ve 14 Şubat’a adını veren kişi oldu; aşkın sembolüydü.

Efsane, III. Yy’a dayanıyor. O dönemlerde II. Claudius tahttaydı ve zalimliği ile ün salmıştı. Bir gün yayımladığı bir fermanla, askerlere evliliği yasakladığını duyurdu. Savaşa susamış ruhu ile II. Claudius, bu kararı, bekar erkeklerin daha iyi savaştığına inandığından yapmıştı.

Ancak askerlerin de kalbi vardı ve sevdikleri ile evlenmek istiyorlardı. Ülkede rahiplerin nikah kıyması da malum sebepten ötürü yasaklamışken, bu yasağı delen isim Saint Valentine oldu; askerlerin nikahlarını gizliden kıymaya devam etti.

Elbette zalim Claudius, çok geçmeden bu durumdan haberdar oldu ve bir süre hapiste tutulan Valentine’nin cezası verildi. Saint Valetine, 14 Şubat 269’da yakılarak idam edildi. Ancak zalim olan sadece Claudius’tu. Kalbi şefkat dolu, sevgilileri her koşulda kutsayan rahibin katledildiği bugün, bütün çiftlere adandı.

Sevgililer Günü

Valentine’den aşk mektubu

Efsanenin bir de şu yönü vardı. Valentine, ölüme yolcu edilmeden önceki günlerini hapiste geçirdi. Burada gardiyanın kızına aşık oldu. Aşk, ruhunu sarıp sarmalamıştı. Rahip olduğunun elbette farkındaydı; bir de hayatının sonlanacağının. Buradan kurtulamayacağını biliyordu. Masum duygularını içine saklamak yerine bir mektuba döktü.

14 Şubat günü, ölüme giderken, Saint Valentine imzasını taşıyan aşk mektubu, gardiyanın kızına ulaştırıldı. Efsane bu yönüyle de, sevgiliye kart atma geleneğini doğurmuş oldu.

Sevgililer Gnü

Papa Gelasius

Papa Gelasius, tam iki asır sonra, 498’de, Eski Romalılar’ın geleneği ile St. Valentine’i birleştirdi ve 14 Şubat’ı “Saint Valentine Day” ilan etti.

Bu tarihten itibaren sevgililer, 14 Şubat’ı küçük notlarla, hediyelerle kutlamaya başladı. Günün odak noktası, birbirini seven iki insanın karşılıklı olarak sevgilerini açığa vuran aşk notları bırakmasıydı.

Günümüze kadar aktarılması mümkün olan ve şu anda British Museum’de muhafaza edilen ilk kartı ise, bu ilandan yüzyıllar sonra, 1415’te, Orleans Dükü Charles tarafından Londra’da hapiste olduğu zaman 14 Şubat’ta, karısına yazmıştı.

Sevgililer Günü

Kırmızı güller

Her şey birbirini izler adımda gelişmeye devam etti. Yüzyıllar içinde aşk, çoğalan adetlerle kutlandı. Fransa Kralı XVI. Louis, 14 Şubat’ta karısı Marie Antoinette’ye kırmızı güller gönderdi.

Bu da yeni bir sembol demekti. Bundan sonra kırmızı gül, Sevgililer Günü’nü ifade eden araçlardan biri oldu.

Sevgililer Günü

Sevgililer Günü Endüstrisi

Yüzyıllar önce kilisenin resmileştirdiği bu tarih, yaşanan orta çağlar boyunca uykudaydı; kutlanmadı. Ta ki 18. Yy’a kadar. Saint Valentine Day, 18. Yy’dan sonra yeniden hayata geçti.

Ancak bu kez işler farklı ilerliyordu. Her şey ilerleyen yüzyıllar boyunca ilerliyor ve değişiyordu. Önce dantelalı süslemeli kartlar çıktı piyasaya. Bunlar üretilen ilk sevgili kartlarıydı. 18. Yy ortalarında üretilen bu kartlar, Sevgililer Günü Endüstrisi’nin ilk adımıydı. Posta yaygınlaşmıştı. Ucuzdu da. Ve bu adımı resmileştiren ise, 1840’ta, Ester A. Howland oldu. Bir gelenekten, ticaret piyasası doğuyordu.

Günümüzde kartların yerini alan pek çok lüks şey var tabii. Her ne kadar kanlı bir başlangıcı olsa da, aşk her zaman kazanmış demek düşüyor bize. Her ne kadar ticarete dökülmüş olsa da, özünde sevginin varlığı var. O yüzden 14 Şubat, aslında bir kez daha “Seni seviyorum” cümlesinin içini doldurmaktan ibaret.

Hayatımızda anlamlı kılınan birçok şeyin belki de en önemlisi sevgi. Elbette tek bir güne sığmaz; ama varsın bu günden taşsın. Sevgimizin günü kutlu olsun.

Sevgimle…

Damla Karakuş

özel içeriğidir.

Bir depresyon sınırı: Sen benim her şeyimsin

Bir depresyon sınırı: Sen benim her şeyimsin

Eğer siz partnerinize ”Sen benim her şeyimsin; sensiz olamam!” diyorsanız, kendinizi bir hiç saymışsınız; onunla var oluşunuzu tamamlamak, yetersizliğinizi kapatmak istemişsinizdir. Çünkü siz yeksiniz. O da yek. Ama ilişki iki kişiliktir. Bir artı bir, iki yapar. Bu nedenle ne olursa olsun, ne kadar severseniz sevin, kişiliğinizi, benliğinizi, mutluluğunuzu korumalısınız. İlişkide mutlu olanlar, dik duranlardır. Tavizlerin sonu gelmez. Taleplerin de sonu gelmez. Bu nedenle bağımlı kalmak, ilişkide sıfır olmak yerine, kendinizi hissetmelisiniz.

bağımlı ilişki

Birini depresyona sokmak istiyorsan “Sen benim her şeyimsin” sorumluluğu yükle

Zayıf, yetersiz ya da kendini öyle zanneden birinin hayatında önemli olmak daha kolaydır. Böyle birini seçmeniz hâlinde onu güçlendirmeye, hayatını düzenlemeye çalışır; bunun karşılığında da onun hayatının merkezinde olmak istersiniz. Beklentiniz merkezde olmak, emekleriniz ise buna ulaşmak içindir. Fedakarlığınızdan güç alarak her şeyi yönetmeye, kontrol etmeye başlarsınız. Ta ki size olan muhtaçlığı bitene kadar. Muhtaçlığı bittiğinde ise, size karşı çımasını nankörlükle suçlayacaksınız.

Özetle kendi beklentiniz için fedakarlıktan kaçınmalısınız. Çünkü karşılanmadığında, yücelttiğiniz insandan nefret etmeye başlarsınız.

“Hayatınızda denge sorunu varsa, etrafınıza dikkatlice bakın. Muhtemelen birini yanlış bir yere koymuşsunuzdur”

(J. Christophe)

bağımlı ilişki

Cümlenin analizi

“Sen benim her şeyimsin; sensiz olamam!” cümlesinin analizinde kişinin kendini yetersiz, değersiz ve bağımlı hissedişi vardır. Bağımlı ilişki yaşayanlar, karşısındakini çok yüceltip, en küçük bir sorunda ise hayal kırıklığı yaşayanlardır. Tüm yaşamını o kişiye göre planlarlar. O insanın olmamasını düşünmek bile kişide kaygı yaratır. Bağımlı ilişkilerde aşırı yüceltmek, tüm beklentileri partnerine yüklemek, hem yükleyeni hem de bu sorumluluğu taşımak zorunda kalanı mutsuz eder. Devamlı özür dilenen bir ilişki şekli ortaya çıkar.

Bağımlı ilişkide birey, sosyal hayatından kopuk yaşar. Arkadaşları, ailesi ikinci plandadır. Tüm zamanını ve paylaşımlarını partneriyle geçirmek ister. Bu tip ilişkiler, en yoğun yaşanan; ama en zor ilişkilerdir. Kopması zor, ayrılık acısı en ağır olan ilişkilerdir. Bağımlı ilişkilerde kişi, ilişkinin devamı için partnerinin her dediğini yapar. Devamlı tavizler verir. Onu elde tutmak için, mantığına ters olsa da her şeyi dener. Tıpkı sevgilisi için cinayet işlemek, banka soymak gibi…

bağımlı ilişki

Bağımlı ilişkinin gizli öfkesi

Aslında bağımlı ilişkilerde kişi, bağımlı olduğu partnerine gizli öfke de barındırır. Çünkü partneri onu zor durumda bırakmış, özgürleşmeye çalışmıştır. Ama kişi öfkesini partnerine değil de, tepki veremeyen kendine yöneltmiştir. Bu nedenle her gün kavgalar, nedensiz suçlamalar bu ilişkinin temel özelliğidir. Olmadık yere sorun çıkartma, partnerine acı çektirme, problem yaratma gibi olayların temelinde intikam duygusu yatmaktadır.

Sen benim her şeyimsin ilişkisi, aslında menfaatlerin içinde olduğu ilişkidir. Bağımlı olan yüceltilmekten, memnun edilmekten hoşlananı bulur. Yüceltilmek, pohpohlanmak isteyen ise, bunu yapanı bulur. Yani tencere kapak misali birbirini tamamlar.

Günümüzde çok fazla rastladığımız bu ilişkiler, aslında yaşamı duygusal istismarlarla dolu olanlar ile şımarık yetiştirilenlerin oluşturduğu ilişki kombinasyonudur.

bağımlı ilşki

Kimse kimsenin her şeyi değildir

İşin özüne bakarsak, kimse kimsenin her şeyi değildir. Herkes içindeki potansiyeli ve kendi kıymetini bilirse, hayatında daha sağlıklı süreçler yaşayacaktır. Yaratılışımızda her şeyle başa çıkacak güce sahip bir kodla dünyaya gelmemize rağmen, kazanımlarla bu gücümüzü kaybediyor ya da fark etmeden yıllarca başkalarına veya sadece aşk kırıntısı veren ilişkilere yapışıp kalıyoruz.

Bazen o kadar aciz, bize uymayan, verdiğimizi hiç hak etmeyen biri için o kadar çok çaba sarf ediyoruz ki, biz bile uyandığımızda kendimize inanamıyoruz. Sonrasında da o insanın acımasızlığından, hak etmeyişinden bahsediyoruz. Oysa bu süreç bizim ürünümüzdür. O kişiyi bulmaktan tutun, ilişkiyi o şekle o sokmaya kadar her şeyi biz yapıyoruz.

Hak ettiğimiz değeri vermeyi boş verin, hak edene hak ettiği değeri vermeyen birinden uzaklaşmaz ya da gereken tepkiyi vermezsek, böyle yapması hâlinde kaybedeceğini ve bizim davranışlarımızın da ona göstermezsek zamanla ilişki; isteyen – vermeyen ya da kaçan – kovalanan şekline dönüşür. Dönüştürürüz. En sağlıklı olan, ilişkinin karşılıklı olması, tek taraflı çabalar içermemesidir. Sürekli ilgisizlik veya sevgisizlik durumlarında ise, buna izin verilmemelidir.

Hayatta hiç kimse vazgeçilmez değildir. Hiç kimseye de bunu hissettirmeyelim. Şu gerçek de var ki, vazgeçemem diyen herkes, vazgeçmediğinde karşıdaki zaten vazgeçer. İnsanlar artık hayatlarında aciz partner istemiyor. Eskiden kadınlar bu tip erkekleri istemez; erkekler isterken, şimdi her iki taraf da istememektedir.

“Bir kişiye vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz”.

(S. Freud)

Serhat Yabancı

Aile ve Evlilik Danışmanı

özel içeriğidir.

Aşk acısına iyi gelen ilaç

Aşk acısına iyi gelen ilaç

ABD’nin köklü eğitim kurumlarından California Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma aşk acısı çeken kadınlar için ilginç verileri ortaya koydu. Buna göre, içeriğinde ibuprofen olan ağrı kesicileri kullanmak, kadınların aşk acısını yenmesine yardımcı oluyor. Ancak aynı durum erkekler için geçerli değil.

İbuprofen içeren ağrı kesiciler

ABD’de yer alan California Üniversitesi’nde görevli bilim insanları oldukça ilginç sonuçları olan bir araştırmaya imza attı. Araştırmaya göre, içeriğinde ibuprofen bulunan ağrı kesicileri kullanan kadınların aşk acısını atlatma süresi diğerlerine göre daha kısa.

Sadece kadınlar için geçerli

Yapılan incelemelerde, ibuprofen kullanan kadınların acı çekme oranlarının diğerlerine göre daha fazla olduğu belirlenirken, ibuprofenin erkeklerdeki acıyı dindirmede de bir etkisi olmadığı ortaya çıkarıldı. İbuprofende yer alan maddelerin, kadınların sosyal hayatlarında yaşadığı acıyı da azalltığı belirlendi. Ancak yine bu sonuçların erkeklerde görülmemesi dikkat çekti.

Aşk mı takıntı mı

Aşk mı takıntı mı

Tarih boyunca herkesin peşinden koştuğu, anlamını çözmeye çalıştığı, kendince tarif ettiği, filmlere, şarkılara, kitaplara, sanat eserlerine konu olmuş bir duygu durumu; Aşk… Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Psikolog Sena Sivri aşkı şöyle tanımlıyor: “Beynin psikolojik bir yatırımıdır aşk. Yaşayabileceğimiz en kapsamlı duygusal yaşantı olan sevginin bir alt basamağıdır. Çok daha spesifik ve dorukta yaşanan bir duygudur. İnsanın sevebilme ve üretebilme kapasitesidir. Biyolojik yapısının ötesinde, zihinsel, psikolojik ve sosyal eylemleri içerir. Doğumdan ölüme kadar devam eden sevgi üretme ve sevilme gereksinimini doyurmaya dair bir süreçtir.” Yaşanılan duygu durumunun aşk mı takıntı mı olduğunu anlamak için kişinin kendisine sorması gereken 10 temel soru olduğunu söyleyen Psk. Sivri, önemli uyarılarda bulundu.

aşk

Sağlıklı aşkın faydaları çok

Aşık olan kişi etrafına neşe saçarken, öğrenmeye, üretmeye daha açık oluyor. Kendisini, sorunları çok daha kolay çözecek güçte hissediyor, olaylara daha olumlu yaklaşıyor, etrafa karşı daha ılımlı bir insan haline geliyor. Psk. Sivri, sağlıklı aşkın bağışıklığı bile güçlendirdiğini vurgulayarak “Aşık bireyin ilk etapta beynindeki dopamin salınımı artar. Bu, kişiyi daha enerjik, hareketli, coşkulu bir hale sokar. İştah ve uyku ihtiyacında azalma meydana gelir. İlerleyen evrelerde seratonin ve endorfin salınımının artışına bağlı olarak daha sakin, dingin, mutlu bir ruh haliyle beraber motivasyonda, özgüven hissinde, konsantrasyonda artış meydana gelir. Tabii bu durum sağlıklı aşkta mümkündür” diyor. Aşkının karşılığını alamayan, sevdiğini kaybeden, sevme ve sevilme döngüsünde kayıplar yaşayan kişilerde sağlıklı aşktan bahsetmek mümkün olmuyor.

aşk

Takıntı hayatı zindan ediyor

Sağlıklı aşkın; kişinin kendine duyduğu sevgiyle ilintili olduğunu; kendiyle, çevresiyle, yaşamıyla uyumlu ve sağlıklı bir ilişki kurmuş bireyin aşkının da sağlıklı olacağını belirten Psk. Sivri, aksi taktirde bunun bir bağımlılığa ve takıntıya dönüşmesinin kaçınılmaz olacağını vurguluyor. Psk. Sivri “Takıntıya dönüştüğünde kişinin işlevselliği ve kişilerarası ilişkilerinde bozulmalar ortaya çıkar. Sadece aşık olunan kişi dışında bir mutluluk ve tatmin kaynağının olmadığına inanan kişi kendine ve çevresine zarar vermeye başlar, depresif duygu durumu, davranış ve kaygı bozuklukları gibi durumlarla karşı karşıya kalabilir. Dopamin salınımındaki azalmaya bağlı olarak iştah ve uyku düzeninde rahatsız edici değişimler, seratonin ve endorfin salınımındaki azalmaya bağlı negatif duygu durumunda artış, iş ve/veya okul performansında düşüş, kişilerarası ilişkilerinde bozulmalar, konsantrasyon sorunları, dikkat dağınıklığı görülebilir. Bağışıklığı iyice zayıflar. Tablonun uzun sürmesi halinde kişi bunlardan kurtulmak, kendini teskin etmek adına alkol madde kullanımına yönelme tehlikesiyle karşı karşıya bile kalabilir” diyor.

aşk

Kendinize sormanız gereken 10 soru

– Aşık olduğum kişiyi sürekli, her dakika, her saniye düşünüyorum.

– Sürekli onunla iletişim halinde olmak, konuşmak istiyorum. Konsantrasyon sorunları yaşıyorum.

– Her gün görüşmek istiyorum. Görüşemediğimde ilişkimizde problem olduğunu düşünüyorum.

– Eski arkadaşlarımdan, sosyal çevremden uzaklaştım, görüşmüyorum.

– Onunla her konuşmamdan sonra kızdı mı küstü mü diye kaygılanıp, ilişkimin bitmesinden korkuyorum.

– En ufak bir sorun veya tartışmaya tahammülüm yok, ilişkimi kaybedeceğimi düşündürüyor.

– Bana vakit ayırmadığı, telefonu açmadığı, mazeret belirttiği, başka işi olduğu anlarda beni istemediğini, sevmediğini düşünüyorum.

– Okul / iş performansımda düşüş var. Yaptığım işlere konsantre olmakta güçlük çekiyorum.

– “Benimle olmayacaksa kimseyle olmasın” diye düşünüyorum.

– Sevdiğim kişiye bir türlü güvenemiyorum.

aşk

Sonuç

Bazen kişilerin, etrafındakilerden “Seninki aşk değil, takıntı” cümlesini duyduğunu, bazen yaşadığı duygu yoğunluğu ile baş edemediğinde kendisine bunu sorduğunu belirten Psk. Sivri; “Yaşanılan duygu durumunun aşk mı takıntı mı olduğunu anlamak için kişi kendine bu 10 soruyu sormalıdır. Çoğuna ‘evet’ cevabı veriyorsa, kişisel ve sosyal hayatında sorunlar yaşıyor, aynı zamanda bu duygu durumuna bağlı psikolojik problemler yaşıyorsa burada aşktan ziyade bir saplantıdan, takıntıdan bahsetmek doğrudur. Sağlıklı aşkta da sevilenin kaybedilmesine yönelik kaygı, zihinde kapsadığı alan ve zamanda artış, heyecan mevcuttur ama hakim olan temel duygu mutluluktur. Hakim olan duygu huzursuzluğa dönüştüğünde oradaki sağlıklı aşk değil, takıntıdır! Bu durumda mutlaka bir uzman desteği gerektiği alınmalıdır” diyor.

Sevgiliye hazırlanabilecek en güzel kahvaltı

Sevgiliye hazırlanabilecek en güzel kahvaltı

Sevgililer Günü için büyük hazırlıklara gerek yok. Ufak bir sürpriz bile aşkı tazelemeye ve gülümsemeye yetecektir. İşe her sabah hazırladığınız kahvaltıya küçük bir dokunuş yaparak başlayabilirsiniz.

Kalpli omlet tarifi

Aslında bunun için gerekli olan tek malzeme kalp şeklinde bir kalıp. Tost ekmeğini kalpli kalıpla kesin. Kesilmiş olan yere yumurtayı kırın ve üzerinde kalpli parçayı kapatın. Ve sürpriiiiz:)

özel içeriğidir.

Sevgililer Günü’nü sevmeyenlerin mantıklı 6 sebebi

Sevgililer Günü’nü sevmeyenlerin mantıklı 6 sebebi

Sevgililer Günü yaklaşıyor. Bu konuyla ilgilenmiyor olsanız bile popüler kültür ve tüketim sektörü bu günü gözünüze sokmaya devam ediyor. Reklamlar, kampanyalar, o güne özel film kuşakları vs… Bu günü sabırsızlıkla bekleyen çiftlerin yanı sıra bir de nefret edenler var. Peki neden? İşte Sevgililer Günü’ne karşı olanların mantıklı sebepleri.

Yalnızca bir gün geri kalan 364 günü telafi etmez

Önemli olan bir ilişkinin nasıl devam ettiğidir. Ortada sorunlu bir ilişki varsa yalnızca bir gün iyi geçtiği için geri kalan günleri görmezden gelemezsin.

Çoğunluk kutluyor diye kutlamak zorunda değilsin

Aslında bu kural birçok şey için geçerli. Çoğunluğun ilgi gösterdiği bir günü sevmek ve kutlamak zorunda değilsin. Zorlamayla romantizm olmaz. Ayrıca arkadaşın pencereden atla dese atlamayacaksın değil mi? 🙂

Baskı

Sevgililer Günü yaklaştığında herkes baskı altındadır. Eşiniz ne bekliyor? Ne kadar harcamalısınız? Ya hediyenizi beğenmezse, Arkadaşının aldığı hediye daha güzelse… Bu rekabet ortamının sevgiyle alakası olamaz.

Herşey fazla yapışkan ve sevimsiz

Sevgililer Günü deyince aklımıza gelenler hep aynı. Kırmızı kalpli balonlar, oyuncak ayılar, pırlantalar, çiçekler vs. Birine onu ne kadar çok sevdiğinizi anlatmak için orijinal olmaktan çok çılgınca bir görüntü değil mi sizce de?

Çok pahalı

Uzun saplı güller, hediyeler, süslü akşam yemekleri derken harcanan paranın haddi hesabı olmuyor. Ayrıca Sevgililer Günü’nde alacağınız güllerin yüzde 30 ila 50 arasında daha pahalı olduğunu biliyor muydunuz? Bunun adı Kapitalizm değil de nedir? Bu parayı güzel bir hafta sonu geçirmek için kullanmak daha mantıklı.

Romantizm özeldir

Herkesin kutladığı ve her şeyin daha fazla olduğu bir günden ziyade iki kişi için özel olan günler daha fazla şey ifade eder. Çünkü ilişkiler özeldir.

özel içeriğidir.

Sevgililer günü öncesinde çiçeklerin dilini öğrenin

Sevgililer günü öncesinde çiçeklerin dilini öğrenin

Sevgililer gününe az bir zaman kaldı. Bu güne önemseyenler için bir hediye telaşı başladı. Hediye tercihinizi çiçekten yana kullanacaksanız, hangi türü seçeceğiniz konusunda size yardımcı olabiliriz. Çünkü her birinin ayrı ayrı anlamı var. İşte doğru seçimi yapmak için çiçeklerin sembolize ettiği duygular.

Şakayık

En yaygın kullanılan buket çiçeklerinden olan Şakayık, romantizm ve refahı sembolize eder. Ayrıca bu kabarık güzel çiçeklerin şans getireceğine inanılıyor.

Gül

Bu klasik çiçek, Sevgililer Günü için en popüler seçenektir. Çünkü kırmızı güller; romantizmi, sevgiyi, güzellik ve mükemmelliği simgeler.

Gerbera Papatyası

Papatyalar güzelliği, masumiyeti ve saflığı simgelemekle ünlüdür. Papatyanın büyük bir çeşidi olan Gerbera Papatyası, aynı zamanda neşe vericidir. Mutlu bir an için alınabilecek favori çiçeklerdendir.

Lale

Dünyanın en popüler çiçeklerinden olan Laleler, aşkı simgeler. Zarif bir hediye almak isteyenler Sevgililer Günü’nde laleyi tercih edebilir.

Casa Blanca Zambakları

Bu beyaz lilyumlar, güzellik, sınıf ve stili simgeler. Sofistike bir tarzı olanlar bu lilyumlardan büyük bir buket hazırlatabilir.

Orkide

Orkideler bilindiği üzere nadir çiçeklerdir. Bu nedenle sevgi, güzellik, lüks ve gücü simgeler. Klasiği değil gösterişi sevenler orkideyi tercih edebilir.

Karanfil

Yeni başlamış bir sevgi ve kıvılcım demektir. Hem hesaplı, hem neşeli hem de güzel kokan çiçekler için karanfil uygun bir çiçek çeşididir.

Sarmaşık

Sarı, mavi- mor ve beyaz renkleri olan inanç ve umudu simgeler. Bu çiçeklerle çarpıcı bir kombinasyon oluşturmak isterseniz kırmızı lale ve papatyalarla karıştırabilirsiniz.

Gardenia

Çok güzel kokan bu zarif çiçekler, saflık ve sevinci ifade eder. Daha derin, nostaljik bir aşkı simgeler. Pahalı ve tek olarak satılmaktadır.

Page 1 of 401 2 3 40